"Tamam işte. Güzel bu." Dora'ya bakıp başımı iki yana salladım. "Kıyafetlerimi kendim mi alsaydım acaba diye ciddi ciddi düşünüyorum şu an." "Darılıyorum." dedi, gülümseyerek arkasına yaslanırken. "Çok yakıştı." "On altıncı yüzyılda olsak, inan ben de aynı şeyi düşünebilirdim." "On altıncı yüzyılda yırtmacın henüz icat edildiğini sanmıyorum." "Şurda siyah bir şey vardı." Dolaba geri döndüğümde "Yemin ederim ruh ikizisiniz." diyerek bana baktı Dora. "Ne?" "Onu Adin seçti. Hem oradaki herkes rengarenk giyinecek." "Ne güzel işte. Farklılık olur." Gözlerini devirdi. "Okul kıyafetin de siyah." "Evet. Çok güzel." Pes edercesine ellerini yukarı kaldırdı. "En azından saçlarını koyu kızıla boyamak doğru karar olmuş." dedi elimdeki elbiseye bakarken. "Ayrıca, içimi karartıyorsun." "Be

