"Burayı beğendim işte." dedim içeri girer girmez. "Anlamadım?" "Daha önce şu büyücülerin eğlendiği yere gitmiştim de." "Alice'in harikalar diyarı." "Ne?" "Ona bu adı vermişler." dedi gülümserken. "İnan adının hakkını veriyor." "Gel." Beni vampirlerin yanına çekip, diğerlerini tanıtmaya ve çaktırmadan kurt adamları göstermeye başladı. Ortamda bir kraliyet kutlaması havası vardı. Ergen kutlamalarından uzak. Belki de bulunduğumuz yerin havası bana böyle hissettirmişti. Okulun içindeki bir salondaydik ve çok eski bir kiliseye benzer tarzdaydı. Birkaç metre ileride benimle konuşan öğretmenleri gördüm. Onlardan biri de beni gördüğünde, kadın olan el hareketi ile yanına çağırdı. "Çabuk." Dora beni eliyle itekleyince o tarafa doğru yürüdüm. "Nasılsın?" "Teşekkür ederim." dedim sadece.

