Birbirinden daha acımasız geçen günlerden birine daha gözlerimi açmadan önce yine kâbus görmüştüm ama artık gerçek olmadıklarını anlamam uzun sürmüyordu. İçinde bulunduğum bu engebeli hayata alışıyor olmak bunu kabullendiğimi gösterir gibiydi. Bitkin bir şekilde hazırlanıyor, dün gece olanları anımsadıkça yanan gözlerimi kurutmak için yukarı bakıyordum. Ellerim ve dizlerim, güçsüzlüğümü yüzüme vurmak ister gibi sızlıyordu ama yeni sürdüğüm kremler onları yavaşlatıyordu. Cesur'un benim için aldığı kıyafetler dolapta öylece giyilmeyi bekliyordu. İçlerinden seçtiğim bir kıyafeti çekip giydikten sonra saçlarımı ellerimle düzelttim. Bu sırada odanın kapısı her zamanki gürültüsüyle açılınca aynaya dönük bedenimi kıpırdatmadım ama bir gölge misali arkamdaki hareketleri okuyabiliyordum. Bakışları

