"Ece benim canım sıkıldı marketten abur cubur falan alıp geleceğim." dedim. Ece o esnada bana şaşkınca bakarak "O kadar adamın var ama sen mi gideceksin?" diye sordu. Onun bu sorusuna güldüm.
"Çoğunlukla onlara aldırırım ama canım sıkılınca ben de giderim." dedim Ece anlayarak kafasını sallaması ile evden çıktım.
Kapının önündeki korumaya "Ben markete gidiyorum. Ece'ye dikkat edin. Başına bir iş gelmesin." dedim.
"Peki efendim." demesi ile yürümeye başladım. Market zaten on dakika mesafedeydi. Arabaya binmenin bir anlamı yok.
Markete gittiğimde Ece'nin ne sevdiğinden emin olmadığımdan bir sürü çikolata, cips, jelibon, dondurma ve içecek aldım. Hepsinin parasını ödedikten sonra market görevlilerinden poşetin çokluğundan eve göndermelerini rica ettim.
Ece'den
Anka çok iyi bir kızdı. Bana evini açmıştı. Üstelik biz okuldayken evdeki bir odayı benim için ayarlatmıştı. Yetimhaneden eşyalarımı ve yeni aldırdığı kıyafet ve eşyaları odama koydurtmuştu. Hatta bana son model bir telefon ile bilgisayar bile almıştı. Onun hakkını nasıl öderim bilemiyorum.
Anka gideli bir saat olmuştu ama abu cuburlar geldiği halde Anka gelmemişti. Kapıdan çıktım ve adının Kazım olduğunu öğrendiğim adamı çağırdım. Sanırım bu adam Anka'nın sağ kolu gibi bir şey.
"Bir şey mi lazım oldu Ece Hanım?" diye sordu Kazım.
"Hanım demene gerek yok. Birde Anka hala marketten dönmedi. Merak ettim. Acaba bakma şansınız var mı?" diye sordum.
"Bende merak ettiğim için iki adam yolladım. Birazdan gelirler." demesiyle koşarak iki koruma yanımıza geldi.
"Anka Hanım'ın eşyalarını yolun ortasında bulduk ama kendisi yoktu. Biz kaçırıldığı düşüncesindeyiz." demeleri ile ağzımdan bir şaşırma nidası döküldü.
"Ece Hanım siz içeri geçin. Biz halledeceğiz." dedi Kazım ve beni eve soktu. Nasıl böyle soğuk kanlı karşılayabiliyorlardı bunu?
Ama Anka güzel, zengin, çekici bir kız. Sık sık kaçırılıyordur. Aklıma bugün sınıfta Rüzgar'ın kartını vermesi gelince koşarak odama çıktım. Kartı çantama koymuştum. Kartı hızlıca çantamdan çıkardım ve aradım.
Daha ilk çalışta telefon açıldı ve karşıdaki ses "Alo" dedi.
"Alo Rüzgar. Ben Ece. Hani bugün sınıfa yeni gelen kız." dedim.
"Evet hatırladım. N'oldu Ece?" dedi Rüzgar.
"Anka kaçırıldı! Markete diye çıkmıştı ama bir saati geçti hala eve dönmedi. Korumalar sokağın ortasında eşyalarını bulmuşlar." dedim.
"Sen şuan neredesin?" diye sordu Rüzgar.
"Evdeyim." dedim. Artık ağlıyordum da. Bu urum o kadar kötüydü ki.
"Konum at biz geliyoruz." dedi Rüzgar ve telefonu kapattı.