Eve dönerken birisinin kafama vurması ile bayılmıştım. Nerede olduğunu baktığımda bir yatakta ellerim kelepçe ile bağlanmış sütyen şort yatıyordum.
Odanın kapısı açılınca kafamı hızla kapının olduğu tarafa çevirdiğimde gördüğüm şey ile şoka girdim. Kaan üstü çıplak bir biçimde karşımdaydı. Onu daha önce de üstsüz görmüştüm ama ilk kez iğreniyordum.
Yavaş adımlarla yatağa oturdu ve eliyle vücuduma dokunmaya başladı. Bu beni huylandırmıştı. İlk önce ayaklarımdan başlayıp baldırıma kadar dili ile beni yalayınca çırpınmaya başladım.
"Piç herif bırak beni"dedim sertçe. Kaan'ın gözü o kadar dönmüştü ki bana okkalı bir tokat attı.
Kaan cebinden bir anahtar çıkararak kelepçeyi açtı ve beni yere ittirdi. Ben yere düşerken Kaan var gücüyle tekmeliyordu beni. Tekmeleri bir süre sonra can yakmaya başlamıştı.
Canım yanıyordu. Ağzımdan ve burnumdan gelen kanlar tavanı kırmızıya boyarken"Kaan bırak beni"dedim . Kaan ise pis bir şekilde sırıttı ve "Tadına bakmadan asla." dedi.
"Seni şerefsiz herif! Beni bulacaklar!" diye bağırdım.
"Kim? Yurt dışında olan abinler mi, koruman olacak o Kazım mı yoksa şu piç kurusu Rüzgar mı?" diye sorması ile "Sevgilim bulacak beni!" dedim. Tabi ki de blöf yapıyordum.
Kaan daha fazla sinirlenirken beni yerden kaldırdı ve duvara ittirdi. "Sevgilin kim lan! Söyle onu vurayım!" demesi ile sırıtarak "Rüzgar." dedim.
"Hani sınıfta altımdaydın demişti ya. O gerçekti. Ben gerçekten onun altına girdim. Sen beni aldatırken bende seni aldatıyordum. Hemde ben sarhoş değildim." dedim ayakta zor dururken. Ne attım be. O kadar çok adam dövmem ile cehenneme gidemesem bile bu yalanlarla kesin giderdim.
Kaan'ın gözü dönerken beni geri yatağa ittirdi ve kelepçeledi. O kadar çok tekmelemişti ki ona karşı çıkacak gücüm yoktu. Kaan üstüme çıktı ve cebinden bir çakı çıkardı.
"Her gün bu çakılarla geziyorum ben. Bunla korkacağımı mı sandın?" dedim.
"Son bir sözün var mı?" diye sordu Kaan. Ona sırıtarak "Canımı yakacak kadar güçlü olanın sonuçlarına katlanacak kadar gücü olmalı." dedim.
Bunu söylemem ile bileğimden omzuma kadar bir kesik attı Kaan. "Bu daha başlangıç."