Hamdullah, Solin’le birlikte dışarı çıkarken askerî araca binmesine izin vermedi; kendi arabasına onu yönlendirip kapısını açarken solin'in yüzündeki gerginliğin farkındaydı. Askerî araç ise hemen arkalarından geliyordu. Yolda ilerlerken Hamdullah, ona ne söylemesi gerektiğini tek tek anlatıyor, Solin de ön koltukta oturmuş başıyla onaylıyordu. Solin, birkaç kez elini çekmeye yeltenince Hamdullah hemen yakalayıp bırakmadı. Elini sımsıkı tutmuş arada dudaklarına götürüyordu. _" bırak elimi . — Bir dur kızım, kafamı karıştırma, deyip lafını ağzına tıkıyor, elini daha da sıkı tutuyordu. Hamdullah, Solin’in onu sevdiğinden emindi. Yoksa başka türlü ona dokunması imkânsızdı. Hem Hamdullah’ ona dokunmazdı hem de Solin, ona yanlış yapmaya kalkanı anında öldürürdü. Onun en hoşuna giden

