“DAVET”

1466 Kelimeler
Beyza , yarışır gibi ormanda oradan oraya koşarak zıplarken peşinde onu takip eden adamı gördüğünde gülümsemeden edememişti . Yüzüne yaydığı gülüşünü arttığında ; gözlerini kısarak daha da hızlanmıştı . Kızıl ,beline kadar uzanan saçları rüzgarında etkisiyle savrulurken ayakları altından sıyrılan düzen ona daha derin bir haz veriyordu . Açık kahverengi gözleri kırmızıyla kucaklaştığında artık rüzgarla yarışabilecek kadar hızlıydı . Önüne çıkan ağaçları es geçerken ayaklarına dokunan yaprakları ezerek ilerliyordu . Arkasına dönüp baktığında peşindeki adamı göremediğinde güçlü bir kahkaha atmıştı . Tiz gülüşü göklere kadar ulaştığında ormanın içinde yankılanmıştı . Hızını kat kat arttırdığında gözünün önü bulanıklaşmıştı .Etrafı göremese de koşmaktan kendini alamıyordu . Biraz ilerisinde bulunan ağaçtan atlayan cismi gördüğünde istemese de aniden durmak zorunda kalmıştı . Gözlerinin kırmızısı daha açık renge doğru yol alırken dağılan saçlarını düzeltmişti . Bakışları karşısındaki ukala bakışlı adama döndüğünde yapacağı hamlesi için hazırlandı. Gözlerini avına kilitledi önce onu yenmenin vereceği hazzı şimdiden iliklerinde hissetmeye çalıştı. Çatılan kaşlarının yüzüne yaydığı gerginlikten güç alarak ona doğru yaklaştı. Karşısındaki adam onun sırtını yerle buluşturduğunda bunu hesap edememişti.Adamın ona tepeden bakması hoşuna gitmezken içinde saklı tuttuğu öfkesi kat kat artmıştı. Yere uzanan bacaklarını bir anda harekete geçirerek adamın karşısına dikildiğinde adam bunu beklemiyordu . Onun bu halinden yararlanan Beyza ,adamı gücüne güvendiği kollarından yakaladı. Beyza adamın sırtını ağaçla buluşturduğunda boşta kalan ellerini tutarak onu kenara sıkıştırmıştı. Yine aynı gülüş yüzüne yayıldığında adam afallamıştı . Beyza onun yüzüne dalga geçer gibi baktığında adam onun bu halinden faydalanarak engel olduğu ellerinden kurtulmuştu . Kızın göğsünü az önce buluştuğu ağaca çevirdiğinde ellerini arkasında yakalamıştı . Beyza kurtulmaya çalıştığı bu küçümsediği ellerden sıyrılamıyordu . Adam saçlarının dibine eğildiğinde nefesini ensesinde hissediyordu. Omzuna dökülen saçları arkasına attığında kulağına eğilmişti . "Beni alt etmek o kadar kolay değil demiştim" Beyza yenilgiyi kabul etmek istemiyordu ; en azından çabalamalıydı. Kafasını arkasına doğru ittirdiğinde tahmin ettiği gibi adamın yüzüne isabet ettirmişti. Sol bacağını ayağa kaldırdığında yerden güç alarak adamın arkasına doğru büyük bir güçle fırlamıştı.Elde ettiği gücü her bir zerresinde tekrar hissettiğinde daha yükseğe çabalayarak bulunduğu ağacın gölgesine doğru savrulmuştu. Adam etrafına bakıp kızı göremediğinde Beyza yine gülüşünü çevreye yaymıştı. Adam bu kez bakışlarını havaya kaldırdığında ağacın tepesinde dikilen kızı görmesi uzun sürmemişti. Beyza sağ eliyle tuttuğu sarmaşığı koluna dolarken zafer haykırışı adamın kulaklarına dolmuştu. ''Bu sefer de kaybettin ha ne dersin?'' Beyza sarıldığı sarmaşıkla diğer ağaçlara doğru yol alırken adam arkasından bakakalmıştı. ##### Vira elinde tuttuğu halkalara bakarken geçmişte yaşadıkları maceralar düşüncelerin ortasına düşmüştü .Yüzüne yakışan bir gülümseme oturduğunda gözlerini hüzünlü bir hava ele geçirmişti . Sıradan bir kız gibi yaşadığı hayatı bir anda rengarenk boyanmıştı .Tanımadığı insanlar ,birer yabancıydı aylar önce .Yolda yanından geçerken göz göze geldiğinde bile hiçbir şey hissetmeyeceği bedenlerdi. Ama ruhları ... Ruhları ölüm soğukluğuna güneş getirmişti . Yalnızlıktan korktuğunu biliyordu Vira ; ve yanındakiler ona en iyi yoldaş olmuşlardı. Tılsım'a baktı önce .Ormanda bir kızın fısıltısı eşliğinde uyanmıştı . Yanındaki kız korkuyordu ,gözlerinden endişe ve şüphe akıyordu . Bembeyaz tenine renkli detaylar yakışmamıştı . Gözlerinin etrafındaki morluk , solgun bedeni onu güçsüz göstermişti . Vira işte o an anlamıştı öldüklerini . Bir insanın başına gelebilecek en kötü olay onları selamlamıştı . Yolun sonu burasıydı ; daha ne kadar adım atabilirlerdi ki? Gözleri Koray'a kaydı daha sonra . Eli ensesinde Vira'yı izliyordu . O da korkuyordu biliyordu Vira .Hayatının her bir anını dalgaya alan birisi gibi tanıtmıştı kendini . Kimsenin asla onu üzecek gücü yokmuş gibi hissetmelerini istemişti . Bakışları Melisa'daydı bu kez . İçlerinde en çok acı çeken küçük kızda ... Her zaman gülümsemeye çalışıyordu Melisa . Hatta başından geçenleri anlatmadığında onun hayatın hep iyi taraflarını gören masum bir kız çocuğu olduğunu düşünmüşlerdi . Hatta Koray bir kez ona Polyanna bile demişti . Ona yaptığı ihanet çığlığı kulaklarına dolduğunda başını eğmişti Vira . Karanlıktan korkan Melisa'yı en büyük karanlıkta bırakan oydu farkındaydı çünkü . Yerden kaldırabildiği bakışlar bu kez Fatih'e dokunmuştu . Onlara en büyük kötülüğü yapan Fatih'e... Onlar ihanet eden Fatih'e... Güçlü görünmeye çalışmıyordu bu kez normal zamanların aksine . Güçsüz olabilmeyi deli gibi arzuluyordu çünkü . Hatta elinden gelse yok olmak bile isteyebilirdi belki Vira böyle hissetmişti . Sitemli bakışlarını Fatih'ten çevirdiğinde Koray'la gözgöze gelmişti .Sanki anlamıştı Koray , ve bunu dile getirmişti . "O bizimle gelmek zorunda mı ?" Vira düşünür ve onay beklet gibi Tılsım'a baktığında ; kara kız da nefretli bakışlarını Fatih 'te tutmuştu . Anlaşılan o da gelmesini istemiyordu . "Elbette gelecek" Söze atlayan Melisa olmuştu .Halkalar şaşkındı ; Melisa her zaman Fatih'i koruyan bir tavır sergilemişti ama bu sefer farklıydı ; öyle olmalıydı . Koray Melisa'nın kolundan tutup kenara çektiğinde ilk defa bu kadar öfkeyle bakmıştı gözlerine . "Bu kadarı fazla artık ! Nesin sen bu adama aşık falan mı ? Her hatasının da onu savunuyorsun ?" Melisa küçümser bakışlarıyla baştan aşağı Koray'ı süzdüğünde kolunu ondan kurtararak konuşmaya başladı . "Aşk mı ? Sadece aşka mı güveniyorsun ? İhaneti bile örtebilecek kadar güçlü müdür aşk ?" Koray kaşlarını çatarak onu izlemeye devam ederken Melisa konuşmaya devam etti . "Senin ihanetin hala gözlerimin önünde öylece duruyor ; ne senden hesap sormak istiyorum ne de o kadını alıp hayatımızdan uzak tutabiliyorum " Koray aklına gelen kaçamadığı anla kavrulurken Melisa devam etti . "Madem aşkına güveniyorsun anlatalım Tılsım'a bakalım seni hemen affedecek mi ha ne dersin ?" Melisa arkasını dönüp bir adım atmışken Koray telaşla onu durdurmaya çalışmıştı . "Dur lütfen buna dayanamam " Durmuştu zaten Melisa geçen sefer olduğu gibi .Onu deniz kenarına götürdüğü zaman ne kadar çabalasa da bir türlü anlatamamıştı .Tılsım'ın ışıldayan gözlerine baktığında onu söndürmeye gücü yetmemişti . "İşte tam da bu yüzden ona kin duymayacaksın .Tılsım dışında hepiniz bana ihanet etti ; ama ben hiçbirinize kin duymadım .Güçlü olduğum için değil aksine yerin dibinde gibi hissediyorum kendimi .Ama sorun şu ki sizden başka sığınacak kimsem yok ; sizin de benden başka olmadığı gibi . Vira bana en büyük ihaneti yaptı ; son sığındığım limanı yaktı .Ben yangının sıcağına dayanamayıp kendimi suya attım ; ama bu su nefesimi kesti başka bir diyara sürükledi beni . Seni onunla gördüğüm an yine yıkıldım ; üstelik sadece kendim için değil birisi için daha üzülüyordum .O sana inanmıştı ; güvenmişti . Benim yaşadıklarımı yaşamasın istedim . Fatih desen hepimizi kandırdı ; her birimizin hayatını mahveden adamı bizden sakladı . Ben onu affetmedim ; sadece kin duymuyorum o kadar . Sen de bunu yapmak zorundasın ; zincirin varlığının kaybolmaması buna bağlı ... Koray Melisa'nın haklı olduğunu biliyordu ; ama yine de o kara günün rengini biraz da olsa açmak istedi . "Ben hatırlamıyorum Melisa gerçekten .Kara kızı bile bile haince aldatmayacağımı biliyor olman lazım.Gece en son yanımda Tılsım vardı ; sabah uyandığımda ise o kadın . Ben belki kara kızı rüyamda gördüm onu bile bilmiyorum .Sabah uyandığımda Ela'nın yanıma nasıl geldiğini bilmediğim gibi ... Melisa Koray'ı dinlemiş fakat cevap vermek istememişti . "Neyse ne öyle değil mi ? Bunu zamanı geldiğinde bana değil Tılsım'a inandırmak zorundasın .Senin hakkındaki kararı o vermeli " Koray gözlerini Tılsım da tuttuğunda onları izlediğini gördü .Yüzüne sahte bir gülümseme yerleştirdiğinde kara kız sanki hissetmiş gibi gülüşüne karşılık vermemişti . Melisa Koray'ın yanından uzaklaşırken son bir cümle kurmuştu . "Sen bana değil Tılsım'a ihanet ettin .Onun yanında bulunmaya devam ederken bu yalanla beraber ne kadar yaşayabileceğini düşün ; ve o günlerin keyfini çıkar " Koray Melisa'nın acımasız görünen cümlesi altında ezilirken adımları halkaların yanına doğru yol almıştı . Vira ve Tılsım düşünceli gözlerle ona baktığında tahmin etmedikleri cümlesini onlara göndermişti . "Sanırım bizimle gelmek zorunda .Onu ne olursa olsun bizden ayıramayız" #### Beyza ve Savaş eve vardığında diğerlerinin camdan dışarıyı izlediklerini gördüler. Sarışın kız hüzünlü gözlerle ağaçları izlerken ,yanındaki adam da aynı gözlerle onu izliyordu . Beyza ve Savaş onlara ilerlerken adam işaret parmağını dudağına yapıştırarak onlara susmaları emrini vermişti . Gözlerini dışarıdan alamayan kız derin bir nefes almış bakışlarını göz kapaklarını esareti altına saklamıştı . Nefesini huzurla dışarıya üflediğinde gönderdiği rüzgar ılık bir havayla ormana dağılmıştı . Kız gözlerini açtığında yanındakilere bakıp gülümsemişti .Herkes onun gülümsemesine karşılık vermeye çalışırken onun dilinden neşe çığlığı kurtulmuştu . "Size geleceklerini söylemiştim , işte oradalar " Üçü birden kızın söylediğiyle pencereye yönelmiş gelen beş kişiyi incelemeye koyulmuşlardı . Beyza bakışlarını Savaş'a çevirdiğinde , aklında tuttuğu soruyu mahzeninden çıkararak ona ulaştırmıştı . "Bahsettiğin kız şu sarışın olan mı ?" Savaş ,Beyza'nın gösterdiği kızla kaşlarını çatarken Beyza'ya cevabını vermişti . "Nereden anladın o olduğunu ?" Beyza umursamazca omuz silktiğinde yüzüne yerleştirdiği sinsiliği alarak yola çıkmıştı . "Unuttun mu , ben avımı nerde görsem tanırım " Savaş Beyza'nın sözleriyle afallarken onu çıktığı yanlış yoldan çevirmek için engellemeye çalıştı . Omzuna dokunan eli Beyza'yı durdurmaya yeterken sitemini de dile getirdi . "Ona zarar vermeyeceğini söylemiştin " Beyza ellerini havaya kaldırarak teslim olmuş havasına bürünürken , onların lafını bölen camdaki kız olmuştu . "Sanırım ona gitmene gerek kalmadı , işte geliyorlar " Dışarıyı izlemeye devam eden kız en arkadaki adamı gördüğünde duraksamış , ve bu şaşkınlığını dile getirmeyi seçmişti . "Onun burada ne işi var ?"
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE