Ahu’nun telaşla konuşması Gökay’ın kaşlarının çatılmasına sebebiyet vermişti. Onun ses tonundan dahi endişesini anlayabiliyordu Gökay. Fakat ne olmuş olabilirdi ki kendisini arıyordu? “Merhaba Ahu. Tabi ki istemezsen söylemem. Bir sıkıntı mı var, ne oldu?” Gökay da tıpkı Ahu gibi hızlı hızlı konuşarak ona yanıt vermişti. Ahu Gökay’ın konuştuğu o kısa zamanda kendini biraz olsun sakinleştirebilmek için soluklanmıştı. “Ece seninle mi? Ya da Nerede biliyor musun?” Gökay’ın kaşları çatılırken bir anda Ahu’nun kendisini arayıp Ece’yi sorması garibine gitmişti. Bir sorun mu vardı acaba? “Hayır. Haberim yok benim. Dün akşam görüşmüştük en son senin de bildiğin gibi.” Ahu kulakları sağlıklı duysa ve aklı algılasa da yeniden sormak istedi. Anlayamıyordu. Nereye gitmişti o zaman? “Emin mi

