Yaşanan şeylerin perde arkasında olup bitenlerden habersiz bir şekilde Ahu, Yekta ile kahvaltı yapıyordu. Yekta kahvaltı fikrinin ne kadar doğru bir karar olduğunu Ahu’nun biraz olsun değişen ruh halinden anlamıştı. Ahu biraz olsun sakinleşebilmiş ve endişelerini kalın olmasa da perdeyle örtebilmişti. Ahu “Seninle baş başa, sessiz, sakin ortamda vakit geçirmeyi çok iyi geldi. En son tanışma aşamasında böyle bir şey yapmıştık değil mi? Hep yapalım.” Yekta’nın uzun, kemikli parmakları ellerimi tutup gözlerimin içine baktı. O kadar samimiydi ki sözleri ve bakışları, hep öyle kalsın istedim. Üstelik haklıydı da. Böyle bir yerde baş başa kalmak iyi gelmişti. Biraz olsun kafam dağılmış ve düşünce bataklıklarımdan beni uzaklaştırmıştı. Ece için hala endişeliydim ama sabahki kadar değil Yekta

