BÖLÜME BAŞLADIĞINIZ SAATİ BURAYA BIRAKIN LÜTFEN :) Azur pediatrik müşahede odasına alınmış , Mehir camın ardından oğlunun uyuyuşunu nemli gözlerle seyrediyordu. Ağzını bıçak açmayan Acar ise onun yanında dikiliyor , Soysalan kadınları ise birer birer koltuğa oturmuş kimseden çıt çıkmıyordu. Elinde kahve tepsisiyle Olcay çıkagelmişti. Büyük hanımlara birer tane ikram etmiş , Mehir'in diğer tarafında durmuştu. "Sana kuşburnu yaptırdım." Tepside farklı duran tek içecekti bu. Mehir kuşburnunu severdi. "Midem almaz Olcay , sağol." Olcay Mehir'in koluna girdi. "Biraz oturalım , tüm gece ayakta mı dikileceksin ?" Mehir'in pınarlarına batan yaşlar iri birer damla halinde düşmüştü yanaklarına. "Hiç hareket etmiyor Olcay." Mehir'in yürek parçalayan sesi Nebibe Hanım'ı içli içli ağlatmış

