0569********: Merhaba.
Eylül: Merhaba?
(23.19) görüldü.
Oturduğum yerden doğrulup balkon demirlerine tutunarak ayaklandım.
Numaradan başka mesaj gelmediğini görünce telefonun kilidini kapatıp masanın üzerine bıraktım.
Yorgun hissediyordum hiçbir şey yapmamama rağmen, sanki uçmak istemeyen bir kuşun kanatlarını taşıyormuşum gibi yere çakılırcasına kendimi yatağa bıraktım. Uyumak istiyordum ama öğlene kadar uyuduğum için bunun pek mümkün olacağını sanmıyordum.
"Yeter anlamıyor musun, mutlu değilim seninle." Sana da iyi geceler anne. "Lan sanki ben seninle çok mu mutluyum!" Sana da iyi geceler baba.
"O zaman ne istiyorsun benden Allah'ın cezası." Sana da iyi geceler anne.
Yorganı kafama geçirip yatağımda yan döndüm. Bir süre sonra annemle babamın sesi kesilmişti. Durmuş bir saatin yelkovanının sivri ucu bütün sesleri ortadan ikiye ayırıp sessizliği sunmuştu gibiydi. Belli ki ikisi de cephelerine çekilmişti.
Tam gözlerimi kapatıyordum ki masaya bıraktığım telefonum titreyerek benim rahatlıkla duyabileceğim bir ses çıkardı.
Doğruldum.
Telefonumu alıp yatağa geri döndüm.
0569******: İyi geceler.
Numaraya baktım. Evet şimdi aklıma gelmişti bakmak o soğuk betonda oturmak kafamı da dondurmuş olmalıydı.
Tanımadığım bir numaraydı çünkü rehberimde kayıtlı değildi. Son zamanlarda arkadaşta edinmemiştim ki numarasını kaydetmeyi unutayım. Yine de ters bir tepki vermeden bende aynı kelimeleri ona yolladım.
Eylül: İyi geceler.
Beklemeden çift mavi tik olmuştu. Profilinde ne bir fotoğrafı vardı nede durumunda herhangi bir yazı.
0569******: Rahatsız ediyor muyum?
Eylül: Hayır ama yanlışlıkla yazdığını düşünüyorum çünkü seni tanımıyorum.
0569******: Yanlış, sana yazdım.
Eylül: Peki, neden yazdın?
0569******: Oturduğum yerde bir numara salladım ve belli ki sana denk gelmiş.
Eylül: O zaman baştan sorayım çünkü seni ona göre engelleyeceğim.
Eylül: Sapık mısın?
0569******: Böyle aniden sormanı beklemiyordum ve soruna gelirsek türkiyenin aranan sapıklarındanım.
Eylül: Duygulandım bak şimdi böyle dürüst bir pezevenk ilk defa görüyorum.
0569******: hjfgdsjgfsdfgsdgf
0569******: Yanlız böyle gülüyoruz da ayıp olmuyor mu birader?
İstemsizce bende güldüm, tabi sessizce.
Bir anda fotoğraf yolladı. Bakmadan hızlıca elimle telefonun ekranını kapattım. Cidden bir sapıkla mesajlaşıyor olabilir miydim? Yolladığı resme baksam gördüklerimi ne kadar sürede silebilirdim?
Merakıma yenik düşerek parmağımın tekini yavaşça araladım. Fotoğrafın teması siyahtı ve gördüğüm kısımda da herhangi bir psikolojimi bozucak bir durumda yoktu.
Diğer parmağımı da usul usul aralarken tuttuğum nefesimi bıraktım. Bu devirde meraklı olmakta zordu.
Fotoğrafta bir el vardı. Parmaklarının arasında yarısı içilmiş bir sigara görünüyordu. Gece olduğu flaş patlamıştı. Güçlü beyaz ışık yüzünden etrafın bir kısmı netti kayalıkların olduğu bir yerdeydi. Ama onun dışında etraf karanlıktı ve büyük ihtimalle de anlık atmıştı.
İyide ne gerek vardı ki gece gece ucuz, kısa bir aksiyon filmi çekmeme sebep olmuştu resmen.
Beni isteyerek veya istemeyerek olsa korkutmuştu. Bende erkek gibi davranarak en kısa yoldan onu kaçırabilirdim. Engellemekte bir seçenek ama o şimdilik B planı olarak kalabilirdi.
Yazdım.
Eylül: Yalnız birader ben erkeğim anladın sen.
Erkekler genellikle böyle tuhaf konuşuyordu değil mi?
0569******: Yapma senin kız olduğunu biliyorum.
Eylül: Kendini kandır. Belki de kızdan erkeğe geçmişimdir.
0569******:Kızım sen bile emin değilsin, bir de erkek olsaydın bu konuşma buralara gelmezdi.
Eylül: Mesela nasıl bir mesajlaşma olurdu.
0569******: Yazdığım ilk merhaba da kaça veriyorsun yazardın.
Eylül: Siz erkekler iğrençsiniz.
0569******: Niye lan! ne demişler beş parmağın beşide bir değildir.
Eylül: Sonrada eklemişler istisnalar kaideyi bozmaz diye.
0569******: İyiydi.
0569******: Lan bu baya iyiydi.
0569******: Acıttı jhsdbdsgjkbdsj
Eylül: Engelleyince geçer.