ASLANBEY (ÇAKIROĞLU'NUN BAŞI) "Ayırdun Aslanbey… Vallah billah ayırdun! Çocuklarumun arasına nifak tohumunu sen ektun, benimkilere evlat gözüyle bakmadun. Yasmin’i baş üstünde tuttun, Demir’e gözün gibi baktun. Hep onları kayırdun, benimkiler hep geri planda kaldı. Ses etmedum, sabrettum, sustum ama bugün yüreğumun bağı koptu, Aslanbey. Bugün benim de canumun canı gitti. " Asiye’nin gözleri kan çanağı, elleri titriyo, bağrına taş oturmuş gibi. Yanaştum yanına, “gel” dedum, başını koydu bağruma. Ağlıyor ama böyle içini çeke çeke, hıçkıra hıçkıra ağlar ya insan, öyle ağlıyo. Her gözyaşında yüreğum lime lime oluyor. Ben de oğlumun acısın içimde taşıyorum. İlk defa evlat acısı yüreğimi böyle yakıp kavurdu. Emir İhsan’ı toprağa verdik ama ben toprağın altına kendimden bir parçayı da gömdüm. O

