Bir kaç gün sonra… “Fıstığım gitmem gerekiyor bu derse, seni bırakmak istemiyorum ama.” diye üzülerek söyleniyor Sevgi. İyi olduğumu ve idare edebileceğimi söylüyorum. Gerçekten de bedenim iyi toparlıyordu, fakat ruhum hala acı çekiyordu. Tan sessiz bir yardımcı gibi davranmış sözünü genel anlamda tutmuştu. Bir iki sefer kabus gördüğümde koşmuş, yanıma yaklaşıp konuşmuş, sarılmış ve sırtımı sıvazlamış olsa da diğer tüm süreçte sessizliğe bürünmüş, beni hiç rahatsız etmemişti. Yine de onu görmek bana iyi geliyor veya gelmiyor diyemem hatta iyi gelip gelmediğini bile düşünmedim aslında. Kırgın ve oldukça üzgün hissediyorum kendimi. “Tam anlamıyla istemediğim için mi gitti bebeğim” diye düşünüyor, kalbimle yaptığım muhakemeden kendimi suçlu buluyor, yargılıyor fakat cezalandıramıyorum.

