CEYLAN &ALPASLAN FİNAL

1948 Kelimeler

Ordu’da güneşli bir sonbahar sabahıydı. Hafifçe esen rüzgâr, Ceylan'ın çalışma masasının üzerindeki kağıtları usulca kımıldatıyor, perdeleri aralayıp içeriye dolan güneş ışığı ise odaya huzurlu bir hava katıyordu. Ceylan, önünde açık duran dosyalara odaklanmış, işine devam ediyordu. Telefonu çaldı. Ekranda ablası Ayçiçek’in adı belirdiğinde kalbi hızla çarpmaya başladı. Ayçiçek, gün içinde nadiren arardı; hele ki bu saatte. İçi bir anda tuhaf bir sıkıntıyla doldu. Elleri hafifçe titreyerek telefonu açtı. “Efendim abla?” dedi, sesi bir parça ürkek, bir parça endişeliydi. "Ceylan," dedi Ayçiçek, sesi alışılmadık şekilde boğuktu, sanki kelimeler ağzından zorla çıkıyordu. “Babaannem hastalandı. Durumu pek iyi değil…” O an Ceylan’ın yüzü bir anda soldu. O güçlü, vakur kadının hastalanmış o

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE