Hastaneye adım attığımızda, derin bir nefes aldım. Daha ilk adımdan hissettiğim heyecan, ayaklarımın yere basmasını zorlaştırıyordu. Tunahan benden bir adım önde, her zamanki rahat tavırlarıyla yürüyordu. Ona yetişmek için adımlarımı hızlandırdım, ama kalbimin hızla çarpması bana engel oluyordu. Bugün tek başımaydım; işlerin nasıl yürüyeceğini, neler yapmam gerektiğini, yanlış bir şey yapıp yapmayacağımı düşünmekten kendimi alamıyordum. Bir an durup başını hafifçe bana çevirdi. Gözlerinde, beni sakinleştirmek ister gibi bir bakış vardı. "Her şey yolunda," dedi. Sakin ve rahattı. "Kendini sıkma, birlikte hallederiz." Bu kadar rahat olmayı nasıl başarıyordu? Ben ise ellerimi sıkmaktan avuçlarımın terlediğini hissediyordum. Ona belli etmemeye çalışarak başımı salladım ve "Tamam," dedim. Ama

