Sabah güneşinin camdan süzülen ışıkları yüzüme vuruyordu. Gözlerimi araladığımda, Tunahan çoktan kalkmıştı. Yanımda olmamasına şaşırmadım; o hep erkenciydi. Birkaç dakika daha yatakta oyalandıktan sonra doğrulup kalktım ve hazırlanmaya başladım. Yüzümü yıkayıp üzerimi değiştirirken alt kattan gelen hafif bir ses fark ettim. Annemin ve Tunahan’ın sesleriydi bunlar. Adımlarımı sessizce aşağıya doğru yönelttim. Mutfaktan gelen konuşmalar netleşiyordu. Tunahan’ın sesi neşeliydi, ama sözleri şikayet doluydu. “Anne, benimle ilgilenmiyor,” diyordu sitemle. “Kocamı ihmal etmeyeceğim diye bir şey söylemişti ama bakıyorum da hiç öyle değil.” Dudaklarımı ısırıp, kapıya biraz daha yaklaştım. Annemin sesi geldi hemen ardından. “Oğlum, ben onunla konuşurum. Merak etme sen,” dedi yumuşak bir tonla. Tu

