Her şeyin nasıl birbirine girdiğini anlamıyorum ve açıkçası bundan kaçamayacağımı bilerek anlamaya çalışmayı bırakıyorum. Gerçekten her şey birbirine girdi. İnanın bana, bu kadarının da olmayacağını düşünsem bile sesli dile getirmedim. Çünkü biliyorum ki, böyle şeyleri sesli biçimde söylediğimde mutlaka bu kadarından da fazlasını yaşarım. İnsan bazı genetik aktarımlarla bulaşan belayı çekme gücü olduğunu unutmak istiyor tabii. Gücü yettiğince. Ellerimi mikrofonun etrafına sararak sahne önündeki insanlara bakmamaya çalışıyorum. Ve asla gücümün yetmeyeceğini hissediyorum. Bu tüm kritik vakalardan daha kritik… Olaylar sarpa sarmadan öncesine gidersek, yani benim sahneye atlamamdan birkaç saat öncesine… Aytaç’ın daha biz uçaktan inmeden ayarladığı ve hazırlattırdığı müthiş mekânda yemek yiy

