Sena'nın anlatımıyla Önümde diz çökmüş elini cebine atmıştı. Cebinde yüzükle mi geziyordu yoksa bugün bunun için mi çıkmıştı karşıma. Önceki ben olsaydı ellerini çırpıp zıplayarak ' Evet evet evet ! ' diye haykırırdı. Ama şimdiki Sena bunu yapmayacak kadar akıllanmıştı. Elini cebinden çıkarmadan, diğer eline uzanıp onu çekmeye çalıştım. Kalkmak istemese de beni kırmayıp kalktı. Yolun kenarına geçtim. Oda hemen arkamdan geliyordu. Semih yoktu etrafta. Ona dönüp baktım. Gözleri tedirgin bakıyor, benden bir cevap istiyordu. Saate bakıp ona baktım tekrar. " Ömer ben aslında bir iş görüşmesine gidiyordum. Geç bile kalmış olabilirim hatta ! İstersen görüşmeden sonra ya da yarı konuşalım olur mu? " " Gel. Neredeyse görüşmen ben bırakırım seni. Arabam hemen şurada " diye arkamızdaki yolun

