bc

Mecbur Kalanlar +18

book_age18+
22.5K
TAKİP ET
182.8K
OKU
love-triangle
family
forced
opposites attract
mafia
gangster
heir/heiress
tragedy
lighthearted
mythology
addiction
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

💋 🔞 21 Yaş ve altına tavsiye edilmemektedir.

❗ Yaş farkı içermektedir.

‼️Yetişkin içerikli sahneler ciddi anlamda detaylı bir anlatıma sahiptir.Bunu bilerek başlayınız lütfen.

💥 Olumsuz örnek oluşturabilecek davranışlar barındırır.

👉🏻 Manipülasyon içeren bir kurgudur.

👉🏻 Açıklama: Bu kitabın başrolündeki erkek karakteri bariz sapık yazılmıştır.Amacım: yaş farkı olsun ya da olmasın, bu şekilde yaklaşan erkeklerin; sevgi değil de faydalanma amacı güttüğünü, genç kızların ya da annelerinin bunu fark etmelerini sağlamaktı. Ailelere de kızlarından bir dirhem sevgiyi çok görmeleri durumunda, bu sevgiyi dışarıda ararlarsa başlarına ne gelebileceğini anlatmaya çalıştım. Ancak o dönemki okurlarımın yoğun isteği üzerine, onları kırmayıp mutlu son verdim. Sapık kişiye yeterince acı çektirip, pişman ettirerek, süründürdükten sonra mutlu son verilmiştir.Lütfen bu bilgiyi okuyarak kitabı okumaya başlayınız.

❤❤

Bölümlerden bir kesit

*******

Yanıma oturduğunda sımsıkı sarıldı bana. Çok sıkı olmasa da bende karşılık verdim sarılışına. Ama o bırakmıyor hala sıkmaya devam ediyordu.

"Ömer nefesim kesiliyor bırak artık!"

Sesimle kendine gelmiş gibi bıraktı beni. Hemen dudaklarıma kapandı. Kısa, ıslak ama etkili bir öpücüğün sonunda; "Özledim seni bebeğimm. Bütün gün aklımdaydın." dedi.

Ellerimi göğsüne koydum. "Konuşmamız lazım Ömer."

Beni geçip boynumu emmeye başlamıştı bu seferde. "Dur be adam bana bak!"

"Özledim diyorum kızım asıl sen bana bak." diyip elimi erkekliğine bastırdı. Şok oldum. Adeta kalakaldım.

İlk defa bir erkeğin özel bölgesine dokunuyordum. Üstelik onun eli, benim elimin üzerinde yukarı aşağı götürüp iyice hissetmemi sağlıyordu. Bir kalp ritmi gibi de nabız hissi geliyordu elime.

Tekrar bana yaklaştı. Elimi çekmeme izin vermeden diğer elini göğsüme doğru atıp elbisenin yakasını çekiştirmeye başladı.

Bunlar bana hiç doğru gelmiyordu. Beni kullanıyormuş hissine kapıldım. Gözlerim doldu. "Dur lütfen!"

Sesimin titremesiyle durdu hemen. Geri çekildi.

"Bebeğim canını mı yaktım? Ne oldu bitanem? Gözlerin doldu ne oluyor Sena?"

Kendimi kapıya taraf çektim. Sırtımı kapıya yasladığımda aramızdaki mesafe açılmıştı.

"Konuşmamız lazım diyorum. Sen sadece beni elleyip öpmenin derdindesin! Ben artık beni kullanmaya başladığını düşüneceğim neredeyse!"

Sözlerimle gözleri karardı. Bakışları değişti. O kendini benden daha da geriye çekti. Şimdi ikimizde kapıya yapışmış halde birbirimize bakıyorduk.

İkimizin de gözünde hayal kırıklığı vardı ama onda bir de öfke vardı.

"Bunu bana nasıl söylersin Sena? Seni nasıl sevdiğimi, nasıl anlamazsın? Hadi hareketlerimi ya da davranışlarımı yanlış anladın. Gözlerime de mi bakmadın kızım? Görmedin mi oradaki değerini?"

Şimdi neden ben suçluymuşum gibi oldu? Ben mi yanlış yorumladım yani...

"Ömer; 35 yaşında ve özel bir okulun müdürü!"

Sert sözlerimle tek kaşını kaldırdı. 'Bu ne demek' dercesine.

"Senin hakkında bu kadarını biliyorum. Başka da bir şey bildiğim yok. Nerede oturursun? Nerelisin? Kaç kardeşsin? En sevdigin yemek ne mesela? Hangi mahallede oturuyorsun? Normal sevgililer bunların çoğunu bilirler. Sen de benim hayatımın her anını biliyorsun. Evimin içine, yatağıma dahi rahatlıkla girebildin. Söylesene ben senin hakkında adın, yaşın ve işin dışında neyini biliyorum?

Ne zaman yalnız kalsak, konuşmak yerine beni öpüp elliyorsun. Zaten başka da zamanımız olmuyor! Ne geziyoruz, ne oturup konuşuyoruz! Birbirimizi tanımak için hiç bir şey yapmıyoruz!"

Derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalıştım. Hislerimi sözlere dökünce aslında ne kadar doğru hissettiğimi de anlamış oldum. Biraz daha sakinleştiğimde devam ettim.

"Biz sevgili olsak da ağırdan alalım demiştim sana Ömer. Ama bırak ağırı, her seferinde ileri gittik. Tabi ki yakınlaşacağız, ama bu ilk haftadan mı olmalıydı?

Böyle hissediyorsam sebebi sensin. Sen böyle hissetmemi sağlıyorsun! Bana sormadan okulumu değiştiriyorsun. Babamdan ne farkın kaldı söyler misin bana!"

Kelimelerim tükenmişti. İçimdeki bütün şüphelerimi ve düşüncelerimi adeta kusmuştum.

Uzunca bir süre durdu ve bana baktı. Hayal kırıklığı dolan gözlerini benden hiç ayırmadı. Rahatsız olmaya başlayacağım sırada konuşmaya başladı.

"Bana böyle sapık muamelesi çekeceğin aklımın ucuna dahi gelmezdi. Zaten aramızdaki yaş farkı beni fazlasıyla üzüp geriyordu. Ben seni çok sevdiğim için, seninde aynı şeyleri istediğini ve arzuladığını sanmıştım. Sabah anlattığın olayda da beni istediğini belirtmiştin. Ama madem böyle hissettin, peki! Bu ilişki burada bitmiştir."

Duyduklarım kulaklarımı uğuldatıyordu. Ben ayrılmayı değil onun niyetini öğrenmek ve onu birazda olsa frenlemek istemiştim. Şimdi onu tamamen mi kaybedecektim yani?

Hayır... Hayır olamazdı. Ömer bu dünyada beni seven tek kişiyken onu kaybedemezdim...

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
Mecburiyetlere sebebiyetler
Yazarın Anlatımıyla Sena 18 yaşına yeni girmiş, genç ve güzel bir kızdı. Aynanın karşısında bugün başına geleceklerden habersiz, saçlarını tarıyordu. Normal bir ailesi olması için nelerini vermezdi ki? Her zaman bu duruma hüzünlenir, sonra da bunu yaşattığı için, anne ve babasına farkında olmadan öfke duyardı. Ailesi asla normal değildi. Şiddet yanlısı bir baba ve dünya yıkılsa umurunda olmayan bir anne vardı.. Kullandığı ilaçlar onu bu kadar sakin tutsa da neden ilaç kullandığını dahi bilmiyordu Sena.. Anne ve babası aşık olarak değil, mecbur kalarak evlenmişlerdi. Yıllar süren davranışların asıl kaynağı, geçmişlerinde saklıydı. Babası aşık olduğu kadına kavuşacaktı. O hafta istemeye gideceklerdi. Şimdi ki karısı Selma ile Ayşe yakın arkadaştılar. Selma'nın sayesinde birbirlerini tanıyıp sevmişlerdi. Mehmet Ayşe 'ye not iletsin diye hemen Selma'nin yanına gelmişti. O esnada süt sağan Selma her şeyden habersiz sütünü sağıyor, askerdeki sevdiğini düşünüyordu. ' Gelse de bir an önce biz de evlensek ' diye iç geçiriyordu. Mehmet ahırın kapısında Selma 'yı izlemeye dalmıştı. Kadının kendinden bile haberi yoktu. Dalgın dalgın süt sağıyordu. Önündeki kovadan dolayı bacaklarını açmıştı. Eteği sıyrılmış biçimli bacakları meydana çıkmıştı. Selma'yı daha önce hiç böyle görmeyen Mehmet arzularını dizginleyemedi. Sessiz ve sinsice arkadan yaklaşıp Selma'nin göğüslerini sıkmasıyla, kadın neye uğradığını şaşırdı. O esnada ayağı kovaya çarpmış, sağdığı bir kova süt de yere dökülmüştü. Çırpınıp kendini kurtarmaya çalışsa da Mehmet'i görünce şok olmuştu. Bir tokat attı ona kendine gelmesi için. O Ayşe'yi seven adamdı. Şimdi bunları ona nasıl yapardı ? Ama attığı tokat onu daha kışkırtmıştı. Selma'nın ağzını kapatıp, karşı çıktıkça da vurup onu sindirerek, samanların üzerinde Selma'ya sahip olmuştu. Bu olayın üzerine evlenmek zorunda kalmışlardı. O arzulu anlar geçtikten sonra Mehmet yaptığı şeye çok pişman olmuştu. Ne Mehmet, ne de Selma sevdiklerine kavuşamamışlardı... Uğradığı tecavüz sonucu hem psikolojisi bozulmuş, hem de hamile kalmıştı. Askerdeki yari gelip olanları duyunca canına kıymıştı. O günden beri Selma var ama yok gibiydi. Geçirdiği sinir krizleriyle doktor ona sakinleştirici haplar vermişti. Öyle ki bu krizler gittikçe daha da şiddetleniyordu. Mehmet kendini alkole vermiş, her gün ' o günü keşke yaşamasaydım ' diye içerdi. Bu sebeplerden habersiz olan Sena, aynı kaderi onunla paylaşan kardeşi Sema'yı olduğunca seviyor, onu korumaya çalışıyordu. Banyodaki işini bitiren Sena, çantasını sırtına takmış annesine sesleniyordu. "Ben çıkıyorum anne!" Babası saçlarına yapışmış yine eziyet etmenin peşine düşmüştü. " Baba yapma ne olur. Sabah sabah ne yaptım sanki durr. " Derken göz yaşlarını tutamadı. Sabah özenerek taradığı saçlar, şimdi öz babası tarafından yolunuyordu. " Testi kırılmadan döveyim ki seni, bir işe yarasın. Testi kırıldıktan sonra, dövsem neye yarar?" " Sena! Okuyup adam olacaksın. Bizi bu hayattan kurtaracaksın! Öyle oğlanlarla fingirdedigini falan görmeyeyim. Sonra uyarmadın baba deme! " diyerek kızı savurdu. Sena da usanmıştı bu hayattan. Dersleri çok iyiydi. Babasının da dediği gibi kurtaracaktı ama sadece kendini ve kardeşini.. Hayattaki tek gayesi iyi bir meslek sahibi olup kardeşini de alıp bu aileden gitmekti. Ne onu döven bir babayı, ne de bunları bile görmeyen bir anneyi hayatında istemiyordu. Göz yaşlarını silerek yola çıktı. En yakın arkadaşı ona mesaj atmıştı. Tam ona cevap verirken duyduğu fren sesi ve sol bacağındaki acı onu şok etmişti. Etraftan sesler gelirken arabadaki adam kızgın bakışlarla Sena'ya doğru ilerledi. Bir şeyler de söylüyordu ama anlaşılmıyordu. Sena'nın anlatımıyla Aynı anda birden fazla duyguyu bir arada yaşıyordum. Korku, panik, gerginlik, heyecan, acı... Daha fazla dayanamadım acıya. Gözlerim kapanmaya başlamıştı. Adam yanaklarıma tokat atıp " kendine gel " gibi bir şeyler söylüyordu. Kalabalık bir grup başımıza toplanmıştı. Nefes alamıyordum resmen. Gözlerim tekrar kapanmaya, siyahlıklar arasında minik flaşlar patlamaya başlamıştı. Sırtımdan aşağıya bir ter boşaldı ve seslerin uğultusu kulaklarımdan uzaklaşmaya başladı. Ve gerisi kocaman karanlık bir boşluktu... . . . . Devam edecek...

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

ATEŞLİ DADI

read
36.7K
bc

YIRTICI EVLİLİK |+18|

read
179.8K
bc

CEHENNEM MAZGALI+18

read
8.7K
bc

ALFABETA (+18)

read
33.7K
bc

Kahpenin Kızı +18

read
6.7K
bc

KÜÇÜK AĞA [HALEF +21][KUMA]

read
22.3K
bc

Ayrılan YOLLAR +21

read
238.4K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook