bc

Ağanın Baldızı: Elasin

book_age18+
4.8K
TAKİP ET
56.3K
OKU
heir/heiress
drama
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Okuduğunuz tüm ters köşe kurguları unutun sakın kitabın ortasında bırakmayın 😎Kurguda hassas içerikler mevcuttur ⛔️

Bir sandalyeye oturttular beni…Boyumdan dolayı ayağım biraz yukarda …Yere değmiyor . Havada kalan ayak parmaklarımı olabildiğince sıkıyorum. Avuçlarım terliyor. Peki şuan ne mi oluyor? Ablamın kocası yani enişte dediğim adamın evine kuma gidiyorum …Eniştem ablamı boşayıp beni alacakmış. İlk eşi ise yatalak…Bu karmaşık konakta ne yapacaktım? Okuldan şen şakrak şekilde eve döndüğümde kapının önüne yığılı ayakkabıları görünce içime bir korku yayılmıştı …Birine bir şey mi olmuştu ? Bir ateşle kavruldu bedenim …Ürkek adımlarla içeri girdiğimde herkes bana bakıyordu …Halam beni alıp bir fistan giydirdi sonra da 20 kişinin önüne bir sandalyeye oturttu…Evet cenaze varmış benim cenazem …

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
Ablamın günahına karşılık ben …
Ben Elasin… Annem kızınca Van kedisi. Ela ile yeşil- mavinin karışımı demekmiş ismimin anlamı…Bir gözümde kahve bir leke var…Küçüklükten beri evde ailem, okulda öğretmenlerim dahil herkes ‘aha Van kedisi geldi, pisi pisi …” şeklinde dalga geçerler. Şimdilerde güç bela babamın verdiği izinle ortaokula gidiyorum.Babam beşten sonra beni okula göndermek istemedi … “Kız çocuğunun okulda ne işi var… kocaman kız oldu …Okuyup da başımıza mühendis mi çıkacak ? …” Ben bu cümleler ile büyüdüm . Sadece babam mı ? Ninem , halam …Hepsi okumama karşıydı …Bir tek dayım araya girip güç bela babamı ikna etmişti . En azından ortaokulu bitirmem için söz almıştı . Ama bu sözün vadesi tahmin ettiğimden daha kısa sürecekti …Alın yazım meğer çok önceden yazılmıştı …O gün gelinceye kadar ben her kız çocuğu gibi okula gidiyor gelince çamurdan evcilik oyunu kuruyordum. En sevdiğim şey bebeklerimdi…Annemden gizli oyuncak bebeğime elbise dikerdim …Annem ortaokula geçince bütün bebeklerimi saklamıştı . Bütün ? Hepsi topu topu iki taneydi …Birini ninem yapmıştı bezden …Diğeri amcamın kızının yeterince oynadıktan sonra bi kenara attığı, perişan hale gelmiş barbie bebek …Ben kel kalan kafasına ipten saçlar yapmıştım .Tek kalan bacağına bir çubuk iliştirdim . Üstüne de renkli pazar poşetlerinden elbise yapmıştım … Kısaca ben hala gizli gizli bebekleri ile oynayan bir kızdım …Okul da ise öğretmenlerimin deyişi ile zeki biriydim . Üstüne düşülürse iyi bir okul kazanabilirmişim …Gel de bunu babama anlat. Anneme gelince o yıllarca babamın, halamın ve diğerlerinin yaptığı baskı yüzünden onlar ne derse doğru varsayıyordu ... O asla beni korumazdı; yıllar içinde iyice tepkisiz birine dönüşmüştü . Onları geri püskürtmek şöyle dursun O sadece beni azarlamayı bilirdi. “ Van kedisi gel buraya !” “ Van kedisi sofrayı kaldır…” “ Van kedisi çayı koy !” “ Van kedisi elindeki kitabı bırak !” Sadece gözlerinde; dünyaya hizmet için gelmiş bir kızdım …Her ne kadar benden nefret de etseler onların her zaman işine yarıyordum … Köyümüzde kızların kocaya kaçması çok yaygındı . Tek korkuları böyle bir işe kalkışmamdı . Hele de fakir , vasıfsız birine kaçarsam vay ki ne vay …Asla affedilmezdi adım o .rospuya çıkardı hatta…Ama zengin ve kudretli ise nerdeyse tebrik edilirdi …Yüklü bir başlık parası çeneleri kapatmak için yeterliydi … Benim kafamda koca merakı hiç olmadı. Ben okulda erkeklerin yaptığı cinsel içerikli şakaları, sözleri bile anlamazdım …Konuştuğum tek erkek; erkek öğretmenlerimdi . Onlar da gelip, kendileri benimle konuşurdu . “ Aferin Elasin …” “ Bir tek Elasin konuyu anladı …” Benim tek mutluluğum bu cümleleri duymaktı …Tüm dünyam okulumdu … Biraz da hayatımı tamamen değiştirecek olan eniştem ve ablamdan bahsedeyim .Ablam eniştemle evleneli 1 ay olmuştu …Eniştem buranın güçlü sayılan aşiret ağalarından biriydi . Ablamı görüp beğenmiş pazar yerinde…Daha ne olduğunu anlamadan kısa sürede annesini gönderip ablamı istemişlerdi. Babamı ilk kez o zaman mutlu görmüştüm . Yüzü gülüyordu. Şaşırmıştım. Anladığım kadarıyla bunun sebebi eniştemin çok varlıklı bir aileden olmasıydı … “ Kurtulduk …Çok şükür kader bize de güldü.” diyerek annemin sevindiğini hiç unutmuyorum … Peki ablam ? O mutlu muydu ? O bu ailede tek tutunduğum insandı …O babamın öfkesine , annemin etkisizliğine rağmen yüzünde hep bir neşe barındırdı .Anlayamazdım o zamanlar …Nasıl oluyordu da böyle bir ailede gülümseyebiliyordu ? Üstelik okula da gitmiyordu . Sabahtan akşama ya tarlada ya ahırdaydı .Çok sonradan öğrendim meğer bir sevdiği varmış …Aşkın insana ne yaptığını bizzat ablamda gözlemliyordum…Meğer sevdiğine bir gün kavuşacağını düşündüğü, bu aileden kurtulacağı için umut doluymuş… Benim çiçek ablam o kara gün toprağından koparıldı … Babam görücü gelenleri görünce nerdeyse sevinçten ayaklarına kapanacaktı . Nasıl bir özenle nasıl bir saygıyla karşılamıştı gözümde adeta ufalıp kaybolmuştu. Meğer babamın garezi sadece bize, ailesine imiş … Ablam o günden sonra bir daha yüzü asla gülmedi . Artık nişanlıydı …Annem çarşıya pazara götürmez oldu .Eniştem kızıyormuş…Düğüne kadar evde durmalıymış …Bu kısıtlamanın adı sevgiymiş annem öyle diyor …Başımıza talih kuşu konmuş … İsteme gününe dönersek; ilk kez eniştemi gördüğümde, yüzünü görmem için başımı epey arkaya atmam gerekiyordu …O boyuna oranla vücudu da kalıplıydı …Gözlerinde mağrur bir bakış vardı . Sanki “kurtarıcınız geldi” havalarında geziyordu …İlk o gün nefret etmiştim ondan . Beni görmese de bakışları altında adeta ezildiğimi hissediyordum … İsteme günü annem beni diğer odaya saklamıştı . Ayıpmış… Ortalıkta gezmem doğru değilmiş…Ben onu pencereden görmüştüm . Siyah takım elbisesi giymişti . Ceketinin sol üst cebinde kırmızı bir mendil vardı .Arkasında da bir ordu …Buraya kadar her şey normaldi …Ta ki Onun babamın elini öpmesini beklerken, babam o herifin elini öpmesine kadar … Utancımdan perdenin arkasına saklanmıştım …Babam yerine ben utanmıştım! İstemeden kısa süre sonra düğünleri olmuştu . Eniştem dediğim herif bana da kıyafet yollamıştı düğün için…Düğünde onu giydim ama hiç bana göre değildi. Bu mor abiye içinde kadın gibi olmuştum . O gün düğünde nere saklanacağımı şaşırdığımı hatırlıyorum . Ben giymek istemesem de yine ayıp olmasın diye giymiştim. Eniştem “ Elbise yakışmış baldız …” dediğini duyunca ilk kez benimle iletişim kurduğu farketmiş, çok utanmıştım. Ben daha çocuktum bu kadın elbisesi bana nasıl yakışabilirdi ki ? Cevap dahi verememiştim. Eniştem başımı okşayıp bana gülümsemişti . Ben ise durduğum yerde çakılıp kalmıştım sanki … Bu arada küçüğüm diyorum ama annemin dediğine göre 16 yaşındaymışım aslında… Onlar nüfusa geç yazdırmışlar. 14 yaşında olduğumu sanarken ben 2 yaş daha büyükmüşüm …Doğduğum günü dahi hatırlamıyorlar ama daha büyük olduğumdan eminler …Ekinler sökülürken annem tarlada doğurmuş beni. Ablama gelince onun sessiz sedasız çığlığını bir tek ben duyuyordum …Görüyordum gözlerindeki o ışık sönmüştü . Adeta bir çiçek gibi günden güne sararıp soluyordu . Evlendikleri günden beri bir kez gelmişti bize. O gün annem beni komşuya yollamıştı . Ama ben bir terslik olduğunu hissetmiştim . Eniştemin yüzünde sanki tüm dünyanın öfkesi vardı …Ablam ise ağlıyordu . Ben çocuk aklıyla anlayamıyordum ama tek bir kelimenin anlamını iyi biliyordum … Annem iyice kafama sokmuştu; onu korumam gerektiğini… Canını ver ama namusuna elletme derdi … Ablam da meğer “kız”değilmiş… Eniştemin ablamın koluna nasıl hırsla yapıştığını, onu nasıl çekiştirerek getirdiğini görmüştüm…Hemen kaçıp diğer odaya saklanmıştım . Annem beni ordan çıkarıp komşuya yollamıştı . Annemin yüzündeki o korkunç endişe ve korku ifadesi bana da geçmişti. Neler olup bittiğini öğrenmek için içim içimi yiyordu . Tırnaklarımı yemekten kanatmıştım…Komşu teyzenin önüme getirdiği çay ve kurabiye bir zamanlar ne kadar tatlı gelirken şimdi midemi bulandırıyordu … Komşu teyze durumu anlamış olacak ki başımı okşayıp acıyarak bakıyordu . “ Allah yardımcınız olsun kızım…Allah ablanı ve aileni korusun …” Neler oluyordu çocuk aklımda kendimde suç arıyordum … Sanki bir hata yapmışım gibi omuzlarımda ağır bir yük hissediyordum … Annem beni geri çağırdığında hala dizlerim titriyordu . Annemin ağlamaktan gözleri kızarmıştı . Babamın öfkeden ağzından köpükler çıkıyordu. “O.rospu ! Anası kılıklı! Başımın belaları ! Yaktınız beni yaktınız ! Ulan yerin dibine soktunuz beni sürtükler !” Babam bütün küfürleri arka arkaya sıralarken ben oradan kaçıp gitmek istiyordum sadece …Çünkü biliyordum bunun sonu benim dayak yememdi …Sessizce cezamı bekliyordum . Ama keşke tek cezam bu olsaymış… Kendi aralarında anlaşmışlar …Gelin olacakmışım…Ablamın günahına karşılık ben …

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
553.3K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
58.0K
bc

AŞKLA BERDEL

read
92.6K
bc

EFSUN: AĞANIN GELİNİ

read
42.9K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
89.5K
bc

HÜKÜM

read
231.6K
bc

Bal dudaklım (Ağır bedeller)+18

read
37.2K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook