Gülbin, İşittiklerimle kan beynime sıçrarken birden atılıp kızın boğazını tek elimle yakaladım. Elif i ayrı, Zozan'ı ayrı derken halamı diline dolamayan bir hizmetçiler kalmıştı, o da tamam olduğunda bana insanlıktan eser bırakmamış oldular. Kimse benden böyle bir hamle beklemediği için donmuş bakarken ben boynundaki parmaklarımı gittikçe sıkılaştırdığım Hatice'nin suratına doğru eğildim. "Sana kimse vakitsiz öten horozun kafasını keserler demedi mi Hatice?" Fırat pisliğinin şerleri yüzünden daha önceki gün adam öldürmüştüm ben, şimdi güya onun cinayetini sokağa döküp kendince kayınvalideme yaranmaya çalışan bu böceğin de kafasını ezsem bir şey kaybetmezdim. Gözlerime bakmaya cesareti bile yokken zor çıkan sesi ile konuştu. "Ben sadece bildiklerimi söyledim, suçum yok benim." Hala

