Meryem'in çığlıkları bütün konakta yankılanıyordu. Göz yaşları yanaklarından şelale misali akıyordu. Gözlerinin içi kıpkırmızı olmuş , yanakları sinirden al al duruyordu. Adar'a doğru dönerek ; "- Bunu bana nasıl yaparsın ?" diyordu hıçkıra hıçkıra. Adar'ın ağzını açmaması duygusuz , donuk bakışları Meryem'in krizini arttırmaktan başka bir işe yaramıyordu. Eve düşen yıldırım misali olmuştum. İnsanların bana kin dolu bakışları , tehdit edercesine duruşları doğru yolda olduğumu gösteriyordu. Yavaş yavaş Adar'ın yanına giderek elinden tuttum ve ; "- Adar bu günden itibaren kocam olur , bilginize. " dedim Elif'e sert bir bakış attım ve sinsice gülümsedim. Bana tiksinç bir şekilde bakıyor , sinirlerinin gerildiğini damarlarından anlayabiliyordum. Meryem'in eli havaya kalkmış , tokat atacağı

