Bu da ne demek oluyordu. Sanki annemin fotoğrafını belediye dağıtıyormuş gibi her yerde karşıma çıkıyordu. Annem fotoğrafta oldukça genç duruyor yirmili yaşların başında gibi. Kısa küt kesilmiş saçları, uçları kıvrımlı ahengi ve giydiği ceketi ile resmen Atatürk dönemi kadını gibi duruyordu. Gülümsemesi tüm yüzüne yayılmış , huzurlu, mutlu gibiydi. Sağ elini bir erkek çocuğunun omzuna , sol elini ise bir kız çocuğunun omuzlarına doğru koymuştu. Gözümün önüne ilk okula başladığım gün geldi. O kadar korkmuştum ki annem beni bıraktıktan sonra gidecek ve bir daha geri dönmeyecek diye. Okulum ilk günü hiç susmadan ağlamıştım ve annem beni almaya gelmişti. Okulumun dış kapısında ağlamaktan bitap düşmüş gözlerime bakarak; "- Anneciğim ben bu dünyada ne seni ne de ablanı yalnız bırakmam , yaşadı

