-İlay... Bak, gerçekten zor sabrediyorum. Aptalca oyunların başına büyük belalar açabilir! Birkaç gün dışarı çıktın diye namı yayılan ablan gibi kendini bir şey mi sandın? Cesaret geldi sana ha? Tunç'un tehdidinin içi boş mu dolu mu kestiremiyordum. Ablamdan bahsetmesi ise... Korkuyu doruklarıma kadar hissettirmişti. Öyle ki, yutkunamayacak hâldeydim. Ancak... Kavradığım bir gerçek vardı: -Eğer... Aslan Bey'e bir şey söylersen... Ben de susmam. Bulunduğun ortamlardan da kız arkadaşının olduğundan da bahsederim. Tunç avantajlı konumda değildi. İstemeden elime verdiği koz, onu içinden çıkılmaz bir duruma sokacaktı. Şaşkınlıkla açılan gözleri sesini çıkarmayan Yabancı'ya yöneldi. Hayretini yüzünde kaybettirmeden tekrar bana döndü. -Beni tehdit mi ediyorsun? Yarı çıplak bir biçim

