Akşam olduğunda restorana geçmiş, güzel manzaralı bir masaya oturmuştuk. Şimdide önüme konulan menüyle yaklaşık beş dakikadır bakışıyordum. Kaan sonunda dayanamadı. “E hadi, Saye. Vedalaş artık şu menüyle.” Başımı kaldırmadan konuştum. “Karar veriyorum.” “Daha çok menüdeki yemekleri tek tek hecelerine ayırıyor gibisin.” “Karar vermek önemli bir süreç.” “Sanki ilk defa geliyoruz. Her seferinde aynısını yapıyorsun.” Menünün üzerinden ona baktım. “Bu sefer farklı hissediyorum.” “Birazdan levrek söyleyeceksin.” “Belki söylemem.” “Söyleyeceksin.” “Beni kalıplara sokma.” Garson yanımıza geldi. “Hazır mısınız?” Kaan arkasına yaslandığında menüye son kez baktım. “Bir ızgara levrek alayım.” Kaan’ın yüzünde o sinir bozucu abi gülümsemesi belirdi. “Tek kelime etme.” “Etmedim.” Bu

