Kıvrımlı saçları, karanlıkta hafif bir parıltı yayıyor, her hareketiyle bir gizem katmanını daha ortaya koyuyordu. Saçlarının uçları, hafif bir rüzgarla dans ederken, sanki her bir tel, onun iç dünyasının bir yansımasıydı; karmaşık ama bir o kadar da çekici. Gözlerindeki derinlik, bir okyanusun dibine dalmayı çağrıştırıyordu; hem keşfedilmemiş sırlarla dolu hem de tehlikeli bir belirsizlik taşıyordu. Rüzgar'ın duruşu, kendine güvenen bir savaşçınınki gibi sağlamdı. Omuzları dik, başı biraz önde, sanki tüm evrenin yükünü taşıyacak bir kararlılıkla duruyordu. İçindeki mevcudiyet, bana güven vermek için mücadele ediyormuş gibi hissediliyordu; belki de bu, onun bana iletmek istediği bir mesajdı. Birlikte bu yolculuğa çıkmamız gerektiği, zira yalnız başıma bu karanlığın üstesinden gelemeyeceği

