üzgar, o gün o kolyeyi verirken yüzündeki gülümseme, şimdi gözlerimin önünde canlanıyordu. "Herhangi bir yardıma ihtiyacın olursa, bu düğmeye basman yeterli. Anında yanında olurum," demişti. Sesinin tonu, içimi ısıtan bir melodi gibiydi. O sözler, şimdi birer hayal gibi kaybolmuştu ama kolye, boluna verilmiş olmamalıydı. Kolyenin mavi rengi, gökyüzünün derinliklerine inen bir düş gibi parlıyordu. Gözlerim, kolyenin içindeki maviliğin derinliklerine dalarken, Rüzgar'ın bana olan bağlılığını hissettim. Düğmeye basmanın, onu bir daha yanımda hissetmek anlamına geleceğini düşündüm. Sanki o an, Rüzgar'ın bana olan vaadini, yüreğimin derinliklerinde yankılanan bir umut ışığı olarak taşıyordu. Elim düğmeye değmişti ve aniden her şey durdu. Gözyaşlarım, gözlerimden süzülen bir nehir gibi yanakla

