Lara’nın Anlatımından Devam Bir süre düşündükten sonra kafamı kaldırıp Kemal’e baktım. O da benim suratıma bakıp, “Ee gazeteci hanım, ne diyorsun?” dediğinde hafif bir şekilde gülümseyip konuştum. “Düşündüm de, siz gibi şerefsizlerle iş birliği yapacağıma ölürüm daha iyi!” deyip yakında duran suratına bir kez daha tükürüp, “Pislikler!” diye bağırdım. Kemal kafasını kaldırıp yüzündeki tükürüğümü silip sinirle kahkaha attı. Tekrar bana baktığında: “Ulan kızım, sen harbi salaksın. Seni hain ilan ettiler ama sen hâlâ onlara sadakat gösteriyorsun. O yüzbaşıya… Anla kızım, o senin hain olduğuna inandı. Ona boşuna sadakat gösterme!” deyince içim burkulsa da hafifçe gülümseyip: “Yüzbaşı için yaptığımı kim söyledi ki?." " Ulan o zaman kime! Sadakatini gösteriyorsun lan… Yüzbaşı değilse kim?."

