Serhat’tan, Hanoğlu, ıslak gözleriyle gözlerime kırgın kırgın bakıp da yukarı gittiği zaman benim de içim acıdı sanki. Ağlaması kalbimde bir yerlere dokunuyordu. Sırtındaki yara izlerini gördüğümden beridir döktüğü her gözyaşı canımı sıkıyordu. Aslında bu gün onu üzmek kırmak istememiştim ama benim de bir şerefim namusum vardı. Göz göre göre karıma yan gözle bakıp bir de talip olmaları kabul edeceğim bir şey değildi. Babamın dediği gibi konuyu amcama devretmiş de değildim sadece şimdilik susuyordum. Gülbin merdivenlerden tek başına inince annem Hanoğlu’nun nerde olduğunu sordu. Kardeşim yorgunmuş uyuyacakmış dediğinde şaşırmadım, küsüp kabuğuna çekilmişti besbelli. Bir bakıma ayak altında dolanıp başkalarının gözüne çarpmayacak olması da işime geldi. Elimden gelse odaya saklar, hiçk

