Gülbin’den, Allah’ım sen bize yardım et diye diye yoğun bakımın kapısında beklerken ölüm hakkında ne kadar da ezbere fikirler taşıdığımla ilk kez yüzleştim. Bu dünyada bize ayrılan sürenin sonuna geldiğimizde, ahirete gidecek ve hesaba çekilecektik. Dersimizi iyi çalıştıysak zaten sorun yoktu, çalışmadıysak da artık yapılacak bir şey yoktu. Böyle bakınca iki kere iki dört kadar basit gözüken olay, ucu ilk kez çok sevdiğim birine dokunduğunda altından kalkılamaz bir acıya dönüştü. Doktor diye koridorları inletmem, su damlası kadar kızcağızdan kovalar dolusu kan boşalması, hemşirenin bile korkarak nabız alamıyorum diye çığlık atması öyle anlık gelişmişti ki ben sadece dizlerimi döve döve çırpınıp “Allah’ım yardım et” diye bağıracak kadar aklımı kullanabilmiştim. Tevekkül nedir bilen b

