09 Kasım 2021 Tenimi kasıp kavuran rüzgar kanımı donduracak kadar soğukken içimde sonu görünmeyen bir ateş yanıyordu. Bütün hayatım boyunca kendi ayaklarım üzerinde durmak için çabalamıştım. Arkamda sağlam bir kaya gibi duran insanlara rağmen kendi başımın çaresine bakmaya daha küçük yaşlardayken zorunluluk gibi edinmiştim. Hiçbir şeye kırılmayan, kalbini taştan oluşturmuş duygusuz birisi değildim ben; içimde bir yerlerde sarılmış hisleri hissediyordum. Gözlerimi alan gece gibi ihtişamlı görüntüsünü kulaklarıma da seslerini yansıtan denizi izlerken uzun uzun düşündüm; kendimi ve hayatımı. Hayattan beklediğim şey neydi? Her şeyi boş vermiştim. Aktan'ın bana danışmadan ismimi yazdığı maçlara çıkıyor, işe bir ruh gibi gidip işlerimi yapıyor ve sonra dağılmış yüzümle eve gidip babamla tart

