Yazar anlatımı... "Hazan Hanım?" dedi Kenan, sesi kararsız, ama içinde belli belirsiz bir yakınlık vardı. Hazan başını hafifçe kaldırdı, gözlerindeki tebessümle, “Hazan de bana. Hanım lafını pek sevmem,” dedi yumuşak bir tonla. Kenan bir an duraksadı. “Ama… sen benim müdürümsün. Ben de çalışan.” “Olsun,” dedi Hazan, bakışlarını ondan ayırmadan. “O zaman müdürün olarak emrediyorum, bana Hazan de.” Kenan’ın dudaklarının kenarı belli belirsiz kıvrıldı. “Tamam, sen nasıl istersen…” dedi yavaşça. Ardından bakışlarını bir an onun üzerinden çekemedi. “Hazan, sen üstünü değişmeyecek misin?” Hazan o an fark etti üzeri hâlâ ıslaktı. Soğuk kumaş tenine yapışıyor, ince hırkasının altından siluetini belli ediyordu. Kenan’la konuşmanın heyecanıyla, kendi halini tamamen unutmuştu. Ama Kenan unutmam

