bc

İKİ CÜBBE BİR HİKAYE

book_age18+
1.1K
TAKİP ET
8.8K
OKU
family
kicking
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Ela Saka bir kaymakam oldu; adaletle yürüdüğü yolda kalbini mühürlediğini sanmıştı.

Onur Alabulut ise bir savcı… kendi doğrularının arasında kaybolmuş, yalnızlığını kimseye göstermeyen bir adam.

Kader, aynı gökyüzünün altında yürüyen bu iki yaralı ruhu bir gün karşı karşıya getirecekti.

Ama hiçbir buluşma kolay olmayacak, her adım bir sınav, her nefes bir bedel olacaktı.

Aşk, kavuşunca mı güzeldir?

Yoksa kavuşulamayan bir sevda mı daha çok iz bırakır insanın kalbinde?

Ela ile Onur’un hikâyesi, aynı anda hem saracak hem kanatacak…

Çünkü bazı aşklar vardır; dokunduğu her şeyi yakar, ama yine de vazgeçilmeyi bilmez.

Ve bazı masallar… mutlu sonu hak etse bile ona hiç ulaşamaz.

Bu, kalbinizi sızlatacak bir aşkın, kaderle savaşıp savaşamayacağına dair bir hikâye…

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
Kaderin çizdiği yol mu, koşmak istediğimiz çamurmu mutlu eder bilinmez,  fakat herkes bir gün etekleri kirlenmiş olur
Ela ailenin tek çocuğuydu. Annesi Meral hanım hemşireydi, babası Kemal bey kaymakamdı. Ela kaymakam olmak istiyordu. Lise son sınıfta hergün babasının yanına gidiyordu, ne iş yaptığını görmek ve bu işi en iyi şekilde yapmak istiyordu, herşeyi sorarak öğreniyordu, not alıyordu. Onun için en büyük sıkıntı iş hayatında ki giyim, normal hayatında kot tişört çok sevdiği için kurum içerisinde ki kadınların giyimine hayranlıkla bakıyordu. Burdur ilinde yaşıyordu, Akdeniz bölgesinde ki her ili gezmişti, hayali Türkiye'nin her karışını gezmekti. Zeynep'in de Ela'nın da hiç kardeşi olmamıştı o yüzden birbirlerine kardeşlik yapıyorlardı. Aileleri bu durumdan çok memnundu. Zeynep'in babası Mehmet Bey askerdi, Kemal Bey'in korumasıydı senelerdir birlikte çalışıyorlardı. Annesi Nuran hanım yönetici asistanlığı yapıyormuş, eskiden Zeynep'den sonra işten ayrılmış. Zeynep: Kızım yeter sonra da diyorsun ki, istediğim pantolon olmuyor. Ela: Tamam bu son yarın diyete giriyorum, böreğe dayanamıyorum. Zeynep: Topuklu ayakkabıya bi kaç çözüm buldum. Eve gidelim deneyelim. Ben de seninle deneyeyim bakarsın bir gün bana da lazım olur. Ela: Öğretmenler de topuklu ayakkabı giyiniyor, tabi ki sende dene bol bol giyer gezeriz, kol kola. Sanki ikisininde hayalleri gerçek olmuş gibi konuşuyorlardı. Üniversite için hayalleri Karadenizdi. Çünkü iki kızımız da gezmeyi çok seviyordu. Hedefleri beraber Türkiye'yi gezmekti. Samsun'u kazanmışlardı ve 4 yıl boyunca Artvin'den Zonguldak'a kadar her şehire gitmişlerdi. Zeynep: Karadenizi gezelim dedim ama yiyelim dememiştim kızım nolacak senin bu halin... Ela: Bir sana bir de yemeğe dayanamıyorum be güzelim... Zeynep: Tamam mübarek kaymakam değil sanki dolmuş şöförü, deyip göz devirmişti. Ela: Sadece senin yanında her istediğimi yiyip istediğim gibi konuşabiliyorum, bunun yakında değişecek olması beni üzüyor sende hatırlatıp daha fazla üzme beni diyip dudak bükerek arkadaşına bakmıştı. Zeynep: Her işini duygu sömürüsüyle yaptırıyorsun zaten, rahat ol benim yanımda ama alışmanı da istemiyorum gün gelecek bir gün ayrılacağız, diyip sahile doğru yürümeye başlamıştı. Ela arkadaşına belli etmemeye çalışıyordu. Ama oldu olası iştahlı bir kızdı. Güzel yiyecek bulduğunda mutlaka yiyordu. Tabi ki bu kendisine kilo olarak dönüyordu. Ela'nın boyu arkadaşına göre uzundu. Ama yine de kilosu belli oluyordu. Kendine bir hedef koymuştu, eğer atanırsa hemen ertesi gün spor salonuna yazılıp eski haline geri gelecekti. Gün o gündü iki kız da görevleri yapacakları yeri bekliyorlardı, biliyorlardı bu güzel olduğu kadar hüzünlü bir ayrılıktı, sadece birbirlerine yakın mesafe de olmayı istiyorlardı. Ela 3 sene staj yaptıktan sonra sınava girecekti staj yapacağı yeri bekliyordu. Zeynep ise sınav sonucuna göre her bölgeden bir okul yazmıştı, Ela'nın staj yapacağı yere yakın olmak için.. İlk haber Zeynep'ten gelmişti. Elazığ'a çıkmıştı tayini daha önce hiç Doğu Anadolu'ya gitmediği için sevinçliydi, aslında gezmek için güzel bir sebepti. Zeynep birşey için daha çok sevinmişti, aslında ama emin olmadan arkadaşına söylemek istemiyordu. Üniversite son sınıfta tanıştığı Selim'in de taini de Erzincan'a çıkmıştı. Ela ise Hatay çıkmıştı yine şansı Akdeniz'den yanaydı. En azından ailesine yakındı. Ela'nın gözünden Zeynep'in çok sevindiği kaçmamıştı. Zaten son 1 senedir hareketlerinden birşeyler olduğunu sezebiliyordu, ama yine de arkadaşının anlatmasını bekliyordu. Hatay, güzel ve küçük bir şehirdi, 3 yıl boyunca yaşacaktı. Ela: Zeynocum bakıyorum da hemen benimsedin Doğu Anadolu'yu hayırdır güzelim? Zeynep: Önemli birşey yok Ela'm biliyorsun gezmeyi severim, hiç gitmediğim bir yere atandım ve bol bol gezeceğimden eminim. Sende hiç gezmediğin için bol bol yanıma geleceksin. Ela: Aslında haklısın bana da yeni bir rota çıkmış oldu hiç gezmemiştim. Ama yine de hareketlerini farketmedim sanma sana 2 hafta süre veriyorum, sonra yanına geleceğim ve herşeyi bana anlatacaksın. Zeynep'in, bir anda eli ayağı buz kesmişti arkadaşının nasıl farkettiğini bilmiyordu, ama 2 hafta içinde taşları yerine oturtup arkadaşını bir an önce sevgilisiyle tanıştırmak istiyordu.

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
527.4K
bc

ÇINAR AĞACI

read
5.8K
bc

HÜKÜM

read
225.2K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.4K
bc

AŞKLA BERDEL

read
80.1K
bc

PERİ MASALI

read
9.5K
bc

Siyah Ve Beyaz

read
2.9K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook