Batuhan babasının kucağında sessizce , bekliyordu. Başını adamın geniş omuzuna yaslamış , dudaklarını öne doğru uzatmış kollarını sıkıca boynuna dolamıştı. Bulut kendi üzerine mont alıp bahçe kapısından dışarı çıktı. Oğluyla tek kalmak istiyordu. Ona doya doya sarılmak , pamuk gibi yanaklarından doyasıya öpmek istiyordu. Dışarı çıktıkların da , Batuhan'ın oynamaya doyamadığı parka doğru yürümeye başladı. Banklardan birine oturup montunu oğlunun üzerine örttü. Üşümeyeceğinden emin olduğundan minik çenesini havaya kaldırıp gözlerine bakmasını sağladı. Kendisi gibi okyanustu gözleri. Belki daha koyu , belki daha hırçın olacaklardı ileri de. "Oğlum " dedi gırtlağından çıkan kalın bir sesle. Batuhan başını indirip , yanağını babasının göğsüne yasladı. "Benimle konuşmayacak mısın ?" diye bir

