Dante, abisini daha önce defalarca öfkeli görmüştü. Devran’ın hiddetine, kırdığı kemiklere ve tanınmaz hale getirdiği suratlara çok kez şahit olmuştu. Ancak mafya dünyasının en tepesine tırmanıp aile içinde güç sahibi olduklarından beri, Devran’ın yarattığı yıkım çok daha kanlı bir boyuta ulaşmıştı. Artık onun hiddetine uğrayan adamlar sadece hastanelik olmuyor, o kapıdan çoğu zaman cansız çıkıyorlardı. Devran, yumruğu kadar silah kullanmakta da tam bir ustaydı. Savaşırken, dizginlenemez bir öfke ve kan susamışlığıyla harmanlanmış, neredeyse hayvansi bir vahşete bürünürdü. Başlarda bu öfke nöbetleri Dante’yi bile ürkütürdü. Çünkü Devran dengesizdi; bir an sakince gülümserken bir sonraki saniyede birinin nefesini kesebilirdi. Lisedeyken bile ondan bedel ödemeden kurtulan kimse olmamıştı.

