Dolap

1894 Kelimeler

Güneş ışığı içeriyi aydınlatıyordu. Cıvıl cıvıl kuş sesleri unutulmayan şarkıların nağmesi gibi çalıyordu Yusuf’un kulaklarında. Gözlerini açtığında Banuçiçek’in güzel gözleriyle kendisini seyrettiğini gördü. Hala kollarındaydı. Geceyi hatırladı,  gördüğü kabusu. Sonra Banuçiçek’in gelişini. Aynı gecede hem cehennemi yaşamıştı hem cenneti.Tekrar sarıldı sevdiğine. Göğsündeki başını, başındaki siyah uzun saçları okşadı, “Bir şey yapamadım özür dilerim. Seni o zalimin elinden kurtaramadım” Banuçiçek’in, “Anlatmak ister misin?” Sorusuna olumsuz şekilde başını salladı Yusuf, “Anlatamam çiçeğim. Bende kalsın. Rüyalar tersine olurmuş derler. Tek dileğim bunun bu rüyam için doğru olması.” Telefonunun alarmınını  sabah namazı vaktine ayarlamış olmasına rağmen neden çalmadığı kafasına ta

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE