Daha hafif bir yatıştırıcı verebilirdim ama," dedi Koray, gözleri Güneş'in dosyasındaydı. "Her an hastaneden kaçabilecekmiş gibi bir hali vardı. Göze alamadım." Cihan yatağın başında durmuş, gözünü dahi kırpmadan Güneş'e bakıyordu. Sanki gözünü kırpsa, o narin varlık bir daha kaybolacaktı. Koray dosyayı inceledikten sonra, "Hadi gidelim. Daha bir süre kendine gelmez," dedi. Cihan, Koray'a bakmadan, gözleri hâlâ Güneş'teydi. "Sen git," dedi. "Ben burada kalacağım." Koray'ın kaşları çatıldı. Bu, Cihan'dan beklemediği bir tepkiydi. "Ne demek burada kalacağım? Sebep?" diye sordu. Cihan, nihayet bakışlarını Güneş'ten ayırdı ve Koray'a, itiraz kabul etmeyen, soğuk bir kararlılıkla baktı: "Refakatçiyim ben." Koray şaşkınca Cihan'a baktı. Cihan refakatçi mi olacaktı? Bu kadın kimdi ki

