
#2026TR-AşkKanunu 💨
"Hazzın seni ele geçirdiğinde..."
Hiç yaşadınız mı bilmiyorum ama bu haz öyle bir şey ki, dünyayı yıkar da yeniden kurar. Bir oyunla başladığın hayatın kölesi olursun. Vazgeçmek mi, devam etmek mi? İki seçenekte de ölüm...
Peki ya bu bedel, sevdiğin adamı kaybetmek ise? Gitsen ona ihanet, kalsan kendine...
Bu hikâyede kazanan yok; kaybediyoruz. Oturduk masaya, kaybetmeye oynuyorum.
Ben Maya... Çaresiz olduğum bir anın bedelini ödüyorum şimdi. Kimseyi suçlayamam. Her şeyi bile isteye kendim seçtim.
Bu hikâyenin sonunda sevdiğimi geri kazanabilecek miydim? Âşık olmak hesapta yoktu ve âşık olduğum an kaybettim...
Bana uzatılan o teklifin hayatımı böylesine değiştireceğini bilmiyordum. Bir imza atacak, kısa bir rol oynayacak ve her şey bittiğinde sessizce çekip gidecektim. En azından bana anlatılan buydu. Oysa bazı oyunlar, başladığı anda kurallarını değiştirirmiş.
İnsan bazen paraya değil, çaresizliğine yeniliyor. Ben de yenildim. Bir başkasının yazdığı senaryoda başrol olmayı kabul ettim. Fakat kimse bana, kalbimin de bu anlaşmanın bir parçası olacağını söylemedi.
Sonra o çıktı karşıma... Yekta Gençaslan. Bir bakışıyla insanı susturan, tek kelimesiyle herkesin yönünü değiştiren o adam... Ona yaklaşmak görevimdi, ondan uzak durmak ise tek kurtuluşum. Ne görevimi başarabilecek kadar güçlüydüm ne de ondan vazgeçecek kadar cesur.
Şimdi geriye dönüp baktığımda tek bir soru zihnimi kemiriyor:
Bir insan, sevdiği adamı kurtarmak için mi yalan söyler... Yoksa söylediği yalan yüzünden mi sevdiği adamı kaybeder?
Eğer bu bir günahsa, cezasını çoktan çekmeye başladım. Çünkü bazı hikâyeler mutlu sonla bitmez. Bazıları yalnızca hazzın, pişmanlığın ve kaybedilen bir aşkın gölgesinde yaşamaya devam eder.

