12.BÖLÜM

983 Kelimeler
Anneme çok sinirliydim bizi bu psikopatların içine soktuğu için aptal gibi ona inanıp evlenmesine müsaade etmiştim. Savaş tam bir psikopattı ondan korkmaya başlamıştım. Ertesi gün evde yine bir cümbüş vardı. Gece boyunca uyku bana haram olmuştu. Odamın anahtarını çıkarken almış ve daima kilitsiz bir şekilde uyumam gerektiğini söylemişti. Tedirginlikten uyuyamamıştım. Aşağıya indiğimde annem ve zara teyze beni bekliyorlardı. Savaş içerde oturuyordu indiğimi görünce bakışlarını bana çevirdi Mükemmel yani bu adam sürekli evde kalacaksa ben nasıl kaçmak için hareket edeceğim bilmiyorum. İki kadın kollarıma yapışıp beni sürüklemeye başladılar. “yine ne oldu Allah aşkına” dedim bıkkınca sürekli yeni bir şey çıkarıyorlardı. “seni sirkeye yatıracağız” dedi annem ciddi ciddi. “pardon ne” “sirkeli su kızım başında bir musibet yada musallat varsa gide son zamanlarda sana bir asabilik geldi” dedi zara teyze Bana gelmişti tabi ki yoksa evde hiç asabi mi vardı canım ben kendi kendime delleniyorum. “iyice saçmaladınız ben iyiyim” desende dinletemedim. Savaş ise halinden memnun bizi izliyordu. Önce beni leş gibi kokan sirkeye batırmak istediler. Girmedim sonra zorla sirkeli su içirmek istediler tadı mide bulandırıcıydı. Bir yudumda fazla içmemiştim, onuda neredeyse kusuyordum. Sonrasında bu iki akıllı kadın Ah vahh etmeye başladılar. “öylemi dersin anne bulaşmışlar mıdır kızıma” “baksana içiremedik sirkeli suyu öğürdü böğürdü. İçinde var kesin” dedi zara teyze ve bu konuşma Diyerek içimde bir varlık olduğuna kendilerini inandırdılar. Zara teyze hemen dilber adında bir kadını çağırdı. Birde ona baktıracakmış kurşun döktürüp üfürecekmiş. Kadın şişko dilencilere benziyordu kat kat bezler ile garip giyimliydi. Masanın önüne beni oturtup üzerime çarşaf gerdiler. Kadın konuşmaya başladı. “şimdi hanımlar, bunu dökeceğim nazar göz ne varsa ortadan kaldırır ama sizin dediğiniz gibi bir musallat varsa korkmayın. Okur üfler içinden çıkarırız” Annem “gözünü seveyim dilber kızımı tanıyamaz hale geldim böyle değildi” dedi yalvarırcasına. Zara teyze “doğru der dilber hele bir dün akşam görseydin evde tabak çanak koymadı” dedi ben burada yokmuşum gibi konuşmaları ne hoş Başımı örtünün üzerine uzatıp onlara baktım. Elimle çarşafı tuttum “sen bunlara bakma valla bu evde bir tane akıllı var oda benim normal olmayan bunlar okucaksan sıradan hepsine üfle” dedim. Annem elime vurdu. “otur kız kıpraşma bide bize deli diyor tabi canım bu kadar insan deli bi sen akıllısın” “şşt sessiz olun da işimizi yapalım” diye uyardı dilber abla Hepimiz sustuk bakalım ne olacak savaş tam karşımda yanında ağabeyi ile oturuyordu. Pür dikkat bakıyordu. İkiside bu tiyatrodan hoşlanmış gibiydi. Dün gece olanlar için kimse ile konuşmamıştım. Zaten anlatsam eminim tebrik eder yada bana inanmazlardı. Bir yolunu bulup buradan defolup gidecektim ama o zamana kadar uyum sağlamak işimi kolaylaştırır dı. Tepemden cos diye bir ses gelirken dilber hanım gördüklerini anlatıyordu. Sonunda oda tasdiklediğinde benim içime şeytan kaçtığına emin olunmuş karar verilmişti. Çok geçmeden kendimi başımda örtü ile dilber ablanın önünde buldum okuyup üfleyip yüzüme tükürüyordu ki ağzının ortasına çakmak istiyordum. Dilber abla bana baktı “şimdi nasılsın kızım bir ferahlama rahatlama geldi mi” “sanki eskisinden daha farklı hissediyorum” dedim ben alay ediyordum ama onlar o kadar çok kendilerini kaptırmışlardı ki anlayamadılar. Zara teyze atladı hemen “böyle bir şeyleri kırmak parçalamak hissi öfke filan gitti mi hepsi” Öfleyerek cevap verdim, “hayır, eskisinden daha da sinirliyim çünkü bu şarlatan kadın iki saattir suratıma tükürdüğü için ağzının ortasına vurasım var ” “aaa hadsiz” dedi yüzünü buruşturarak. “tiyatro bitti katkılarınız için sağolun dilber abla hadi yallah” deyip kadını göndermek istedim Bununda işe yaramadığını anlayan zara teyze ve annemde bana destek çıktığında kadını evden kovduk. Tabi bu esnada Yasin abi ve kardeşi epey eğlenmişti Sonra savaş bir işi olduğunu söyleyip evden çıktığında aradığım fırsat ayağıma gelmişti. Evin her yerini aramama rağmen telefonumu bulamamıştım hatta tek elektronik cihaz yoktu evde. Savaş herkesin telefonuna el koymuştu. İçeride bir ev telefonu vardı. Fakat başına zara teyzeyi dikmiş ti ve hiç kimseyi yanaştırmıyordu. Son çare olarak savaşın odasına girmeye karar verdim benim odamın bulunduğu koridorun sonunda kalıyordu. Neyse ki kapı kilitli değildi. Odaya girdiğimde ahşap bir yatak yatağın karşısında yine takımı olan ahşap dolap vardı. Yatağın yan tarafında ilerisinde çekmeceli üzerinde çeşit parfüm olan başka bir dolap daha vardı duvarlar tablolar ile süslenmişti. Hemen arayışa girdim dolaplarına yatağına yatağın altına üstüne her yere bakmıştım. Çekmeceleri ararken Oflayarak oturdum burada da değildi. “bunu mu arıyordun?” kapıya yaslanmış gözlerini bana dikmiş ti elinde telefonumu sallıyordu. “sence bunu odama koyacak kadar salak mıyım” “hayır” diye cevap verdim. Adam gelince bana otomatik bir konuşma özürlülüğü yükleniyordu sanki. “kaçmaya çalışacağını hayır yani en azından deneyeceğinin farkındayım” Adım adım aramızdaki mesafeyi kapatmıştı. “ama eğer kaçarsan ne olur biraz düşünelim mi” Devam etmesine izin verdim zira söyleyecek bir şeyim yoktu. “eğer kaçarsan bilmelisin ki cehenneme kadar peşinden gelirim” Eminim gelirdi. Ama bu beni durduracak bir sebep değildi. “eğer gidersen annenin canını öyle bir yakarım ki aklın hayalin şaşar” Annem evet annemi seviyordum belki onun için kalabilirdim ama hala yeterli değildi. “ve sevim..” anında bakışlarımı ona çevirdim hassas yerimi bulmuş basmaktan zevk alıyordu. Bir eli ile yavaşça yanağımı okşayıp saçlarımı ittirirken devam etti, “eğer olurda kaçarsan yada evlenmeyi reddedersen, yerine kardeşini koyabilirim. Eminim o kuş beyinli annen hemen kabul eder. Kardeşin benim gibi bir adama kaç gün dayanabilir? 1 hafta 1? ay ne dersin?” dudağının kenarları kırılmıştı. Beni kıvrandırmak çaresiz bırakmaktan zevk alıyordu. Ben ise bu kadar ileriye gideceğini düşünmemiştim. “bu kadar kötü olamazsın o daha 8 yaşında nasıl böyle düşünürsün” “seni benim yapmak için dünyada işlemeyeceğim günah ve yıkayacağım ahlaki değer yok. Anladın mı?” Elleri yanağımdan saçlarıma kaydı ben Başımı eğmiştim şok içindeydim ona bakmaya zorlayarak saçımı çekti. “anladın mı dedim! “A-anladım” dedim titrekçe “o halde düşün taşın kararını ver bende bir sevime bakayım” Sırıtarak odadan çıktı. Ben ise bir çıkmazda kalmıştım. Değneği iki ucu da bokluydu. Ya kendimden vazgeçecektim yada kardeşimden...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE