Günler birbirini kovaladı yeni hayatıma alışmaya çalışıyor bir yandan da beladan uzak kalmaya çalışıyordum son zamanlarda savaş eve pek gelmemeye başladı ki bundan memnundum.
Banu bize yemek yapmıştı. Bu aralar fazlası ile iştahım açıktı. Mis gibi tavuk kokuyordu. Çorba da yapmıştı.
“gel masa hazır sen çorbaları koyana kadar ben lavaboya gidip geleceğim”
Başımı salladım çorbayı koyarken sakarlığım tuttu ve üzerime döktüm. Zaten odam dışında uzun uzun elbiseler ile dolaşmak zorundaydım.
Altımda odadayken giymiş olduğum tayt ve askılı atletim vardı. Yanmamak ve kız kıza olduğumuzdan hemen üzerimdekini düşünmeden çıkardım.
Çorbaları masaya koydum ve banuyu beklemeye koyuldum Kapımız çalmıştı.
Açacak başkası olmadığından hemen kapıya koşup açtım. Gelen savaştı. Neye sinirlenmişti anlayamadım kolumdan çekiştirdi.
“sana elli sefer şu zımbırtılarla çıkma demiyor muyum ben” diye beni sarstığında korktum. Dayak yemekten korkuyordum
“üzerime çorba dökülmüştü, yoksa”
“hep bahane ulan özellikle yapıyorsun değil mi çıldırayım diye dışarda bir araba adam var sen kuyruk sallıyorsun”
Bağırdıkça korkum arttı korkum arttıkça başım dönmeye başladı.
“savaş ben...yani düşünmeden”
Gözlerimi önü karardı. Kelimeler ağzımda büyüyordu ne dediğimden emin değildim. Sanırım bayılmıştım.
Uyandığımda yatak odasında yatıyordum durduk yere bayılmam hiç normal değildi ama stresten olabilirdi. Son zamanlarda fazla korkuyordum ondan.
Banu usulca içeriye girdi mutlu gibiydi.
“uyanmışsın” dedi benim gözlerim kapıda takılı kalmıştı. Savaş gelecek mi emin değildim. Öfkesi geçmiş miydi?
“abim yok rahat ol” Dediğinde bir nebze rahatladım.
“şimdi nasıl hissediyorsun, hala başın dönüyor mu”
“hayır sanırım stresten oldu.” Dedim
“beray en son ne zaman regl oldun”
“bilemiyorum benimki genel olarak düzensiz zaten, neden sordun?”
Aslında içten içe biliyordum ama konduramadım öyle hemen hamile kalmak mümkün müydü?
“ben kimseye söylemedim ama hamile olabileceğini düşünüyorum”
Bu cehenneme ben bile zor sabrederken bir bebek düşüncesi kanımı dondurdu.
“değilimdir, ben hamile olamam öyle hemen oluyor mu ki”
“tek seferde bile olabiliyor sen baygınken test istedim. Hadi yapalım”
Banu beni çekiştirip götürmeye kalktı fazla heyecanlıydı.
“banu değilimdir. Hiç boşuna şey etmeyelim”
Dedim paniklemiştim. Kendimi bile korumaktan acizken savaşa bir bebek vermek, aklım bana oyun oynuyordu değil mi?
“hadi beray belirsizlik daha zor biz testi yapalım bakalım ne çıkacak”
Beni sürükleyerek lavaboya soktu. Testi elime tutuşturup beklediğini söyledi. Kafamda yoğun bir sis bulutu dolanıyordu. Umarım değilimdir diye dualar ettim.
Dakikalar sonra klozetin üstünde elimdeki testin gerçekliğini sorguluyorum. Yanlış olabilir miydi? Sonuçta hata payı vardı bu şeylerin.
Tekrar denedim ve aynı sonucu aldım. Ben hamileydim!
Kaskatı kesildim ne diyecektim mutlulukla banuya hamileyim mi?
Ben çağırmadan o girdi içeriye çünkü kaç dakikadır kapımda bekliyordu.
“canım bakabilir miyim?”
Sanki hayır dersem bakmayacaktı. Elimdeki ve diğer testlere baktı.
“gerçekten hamilesin hala olacağım!” dedi mutluydu. Nasıl mutluydu abisini biliyordu. Çocuğum resmen bir zebaninin kucağına cehenneme doğacaktı.
“banu aldırmak istiyorum ben bu çocuğu doğuramam yada düşük yapmak için bir hap bilemiyorum her ne olursa”
“ne demek yapamam beray o küçük bir bebek nasıl kıyabilirsin”
“kıymıyorum koruyorum daha beter bir hayattan kurtarıyorum”
“abimin her şeye rağmen bilmeye hakkı var bu kararı kendin alamazsın”
Hala abisinin bir şeylerde hakkı olduğunu düşünmesi beni delirtti belki de hormonlardır bilemiyorum ki ona bağırmışım.
“ne hakkı ya ne hakkı karnımdaki bir tecavüz çocuğu hala neyden bahsediyorsun? Kendimi bile koruyamadığım bir yere bir bebek getirmek aptallıktan başka bir şey değil”
Oda hırsla ayağa kalktı bana ilk defa kızıyordu.
“bu kararı tek başına veremezsin o bebek benimde kanımdan ve öldürmene izin vermem yardım da etmem abime söyleyeceğim”
Daha fazla konuşmaya gerek duymadı. Odadan çıktı ben ise yatağa oturdum ellerim karnıma gitti istemsizce. Artık benden daha önemli şeyler vardı hayatta, minik bir bebek gibi daha kendim çocukken büyüteceğim bebek gibi..
Banu savaş ile beraber geri döndü. Bana o kadar sevgi dolu bakıyordu ki gerçekten beni sevdiğini düşünecektim. Hassas bir vazoymuşum gibi yanıma oturdu.
“doğru mu hamile misin baba mı olacağım” ellerimi sıkı sıkı tuttu. Banuya öfke ile baktım. Umurunda değil gibi odadan çıktı.
“beni ne kadar mutlu ettiğini bilemezsin” ellerimi öptü. Belki de ilk defa beni bağrına bastırıp Şefkat göstermişti. Saçlarımı okşadı. Şaşkındım ve bu iğrendiğim adam bile olsa birinin bana sarılmasına öyle ihtiyacım vardı ki hıçkırarak ağlamaya başladım.
Ben teselliyi bana bu acıyı yaşatan adamda arayacak kadar kimsesiz kalmışım meğer. Sırtımı okşadı.
“seni üzmek istemezdim. Bebek için çok mutlu olduğumu bilmelisin.”
Karşımdaki adamın karakter değişimi beni ürkütüyordu hangisi gerçekti beni kemerle acımasızca döven adam mı yoksa saçımı okşayan mı?
Eğer ona daha iyi davranırsam bir mecburiyet değilde benim için bir seçenek olsaydı yada kendi seçimim gibi görseydim değişir miydi her şey?
Hayatımı boşa bir çaba içinde tüketmektense mutlu bir aile kurabilir miydim?
Emin değildim ama denemeye karar verdim. Bende ona sarıldım belki gerçekten severdi beni yada çabalardı benim için. Madem ben bir bataklığa saplanmıştım bebeğim için onu güzelleştirmeyi denemeliydim.
Benim sarılmamı beklemiyordu bedeni kasıldı. Yüzüme baktı,
“sana bir hediye vermek istiyorum” dedi. Ne olduğunu merak ederek ona baktım. Cebinden telefonunu çıkarıp bana uzattı.
“kardeşini ara bu seni mutlu eder değil mi?” dedi ciddi gibiydi. Değilse bile fikri değişmeden elime alıp aradım.
“alo sevim”
“ablaa! Nasılsın seni çok aradım merak ettim”
“iyiyim sevim sen nasılsın neler yapıyorsun derslerin nasıl” aptal hormonlar yine sesim titriyordu. Onunla konuşmak bana çok iyi geldi ve savaş ne zaman istersem arayabileceğimi söyledi.
Evden dışarı çıkmıyordum buna hiç izin verilmiyordu ve şimdi asla çıkamazdım ondan bir parçayı taşıyordum.
Doktorlar eve getirildi kontroller bu şekilde yapılacaktı. Şimdilik cinsiyeti belli değildi henüz 7 haftalıktı.
Savaş eskisinden daha merhametli yaklaşıyordu ki bu benim için oldukça iyi bir şeydi en azından hamileliğim dayak yiyerek geçirmeyecektim.