6.BÖLÜM

1127 Kelimeler
Eve döndüğümde gittiğime pişman olmuştum. Ve kendime çok kızdım yıllarca herkesten saklanmış zayıf yönlerimi korumuştum ve emek emek dizdiğim bütün taşları adam yerine koyduğum daha doğrusu kalbime koyduğum biri yıkmıştı. Belki size basit gelebilir ama ben ona en özel meseleleri mi beni derinden yaralayan anılarımı anlatmış ona güvenmiştim. O ise durun bakalım ne demişti. Ona sadece acıyorum.. Aptal adam sanki senin bana acımana ihtiyacım varmış gibi. İlk tepki içeriye girip ortalığı dağıtmak oldu. Ama kendimi zapt ettim. İkincisi geri dönüp hesap sormak oldu ki göz yaşlarımı tutamayacağımdan çok emindim. Onun önünde bir kez daha zayıf düşmek en son isteyeceğim şeydi. Yüzsüzce sabahtan beri arıyordu. Sevgilisinin koynundan çıkıp beni öpecek kadar karaktersizdi. Midem bulandı. Hala aramalarına cevap vermiyordum. Sonunda bir karara vardım. Kendimi toparlayacak sonra hiçbir şey bilmiyormuş gibi ben de onunla oyun oynayacaktım ve bu kez gördükleri kız asla aynı beray olmayacaktı. Onları ikinci kişiliğimle tanıştırma zamanı gelmişti. Kendimi toparladım yaşlarımı silip yüzümü yıkadım ve derslerimin başına geçtim. Annem bugün evdeydi kardeşim sevim ananemde kalıyordu ve ikimiz evde tektik. Annem kocaman gülümseyerek içeriye girdi. “anne bu mutluluğu neye borçluyuz” diye sordum. “anlatacağım ama anlayışla dinlemeni istiyorum” “peki seni dinliyorum” dedim ve ona dikkat kesildim gergin olduğu belliydi ve bu beni daha da meraklandırdı. “bir süredir yani bir kaç aydır bir ilişkim var” Dediğinde şaşırmadım bunu anlamamak için aptal olmak lazımdı ama ben de onun söylemesini bekliyordum. “ee nasıl biri” dedim gülerek şaşkınca sordu, “kızmadın mı” “hayır neden kızayım sen yetişkin bir kadınsın eminim nasıl hareket edeceğini biliyorsundur” dedim belkide olaya bu kadar romantik bakmamı bir iki saat önceki olaylar olabileceğini düşündüm. Mümkündü. En azından o mutlu olsundu. “o halde şimdi diyeceğim şeye de kızmazsın” dedi hala gergindi. Başımı sallamakla yetindim. “biz evlenmek istiyoruz sizden haberi var ve ben sizin de onayınızı almak istedim” “şaka yapıyorsun bu kadar kısa bir zamanda onu tanıdığından emin misin” şokla sordum bu kadar erken olmasını beklemezdim ama yinede hayatına saygım vardı. “Onu seviyorum beray beni mutlu ediyor, ve yaşımı biliyorsun ben ondan eminim ve daha fazla beklemek istemiyorum” resmen annem evleniyordu. “peki evlilik tarihi ne zaman” “okullar kapandığında diye düşündük.” “bu kadar erken olmasını beklemezdim ama madem sen istiyorsun kararından emin ol anne bir daha üzülmeni istemem. İyice düşün tamam mı” “bana destek olduğun için çok teşekkür ederim kızım.” Birbirimize sıkıca sarıldık. Ve tam o anda kapımız deli gibi çalmaya başladı. Demirin gelmiş olma olasılığı yüksekti. “arkadaşım gelecekti ders notu bırakmak için hemen dönerim anne” deyip acele ile kapıya gittim. Az önceki konuşmanın verdiği rehavetle annem kimin geldiğini kurcalamadı. Kendisi aşırı tutucu biriydi ve bırakın bir erkek ile sevgili olmak arkadaş dahi olamazdım. Aşağıya indim kapıyı açtım karşımda endişeli bir adamı gördüğümde bu riyakarlığına gülmemek için kendimi zor tuttum “ne diye böyle kapıma dayanıyorsun annem evde biliyorsun derdin ne” diye çıkıştım. “seni merak ettim telefonlarımı açmadın” dedi “bu sana kapıma dayanma hakkı mı veriyor” “bağırma normalde açardın. Üstelik niye bu kadar sinirlisin” Çaktırmamalıyım bakalım bana nereye kadar yalan söyleyecek. “annemle alakalı bir mevzu sonra anlatırım biraz önemli ve açmazsam kapıma dayanma olur mu” sonunda zoraki bir gülümseme ile ona baktım. Tatmin olmuş gibiydi. “tamam ama en azından mesajlarıma cevap ver” Başımı salladım vedalaşıp ayrıldık yüzsüz gibi buraya gelebilmesi ayrı bir seviyeydi. Hafta sonunu evde geçirdim demire kısa mesajlarla cevap verdim. Açıkçası ona eskisi gibi hissettiğimden emin değildim. Belki annem ve babamın dramatik hallerini görmesem onu affederdim. Ama benim çocukluğum annemin yanlış bir adamı düzeltmek için 15 senesini heba edişini izlemekle geçti. Bu yüzden birine ikinci şans vermek bana daima aptalca gelmiştir ve eğer biri ikinci bir şans istiyorsa bunu gerçekten hak etmeliydi. Okul formamız iki türlüydü kızlara etek erkeklerde pantolon giyiyordu. Mavi ekoseli etek üzerine lacivert lacos giyerdik. Etek giymekten çekinirdim bu yüzden dönem boyunca pantolon ile gezmiştim. Ama kendimi değiştirmeye karar vermiştim bir kere. Hafif bir makyaj yaptım saçlarımı güzelce toparlayıp. Eteğimi giydim. Tabiki bir okul formasından mucize bekleyemeyiz ama en azından farklı görünüyordum belki de tam onun beğeneceği kızlar gibi. Sınıfa girdiğimde fısıltılar çoğaldı ama ben herşey normalmiş gibi günaydın diyerek sırama oturdum. Eminim buna daha çok şaşırmışlardır koskoca bir sene boyunca oğlan çocuğu gibi gezip kimse ile konuşmayan ben bir anda değişmiştim. Demir ders başlamadan gelip yanıma oturduğunda bana döndü. “berayy” dedi hayretle. “efendim demir” sesimi düz tutmaya özen gösterdim. “bugün ayrı bir güzelsin neyin var senin” “tarzımı değiştirmeye karar verdim” dedim umursamazca. Zil çaldığında bu kez ben konuştum daha önce defalarca beni arkadaş grubuna çağırmıştı ama ben gitmemiştim. “beraber gidelim mi sizinkilerin yanına?” dedim. “sen mi, gelmek mi istiyorsun?” “evet tabi bir sakıncası yoksa” “peki sende istiyorsan neden olmasın” beni çekiştirerek dışarıya çıkardı. Batuhan bana garip garip bakıyordu. Kızgın değildi ama çekiniyor gibi. “merhaba” deyip hemen oturuverdim aslı memnun değildi ama çokta umurumda değildi. Leyla hemen söze girdi. “merhaba beray nasılsın bugün farklı görünüyorsun” “teşekkür ederim Leyla biraz değişim iyi olur diye düşündüm.” Oturduğum yere ayaklarım üzerinde dikildim o sırada esen rüzgar eteğimi havalandırdı. “”otursana kızım yerine başımıza bela açıcan” dedi demir beyimiz. Kolumu elinden kurtarıp etrafımda döndüm. “nasıl olmuş mu” Leyla kıkırdadı. “çok güzel olmuş” bu grupta bana en cana yakın davranan leylaydı. Havadan sudan sohbet edip durduk aslında sosyal olmak iyi olabilirmiş. Az sonra Furkan batuya döndü, “senin niye sesin çıkmıyor hiç bugün genelde gevezelikten çenen yerlere düşerdi.” Batu bana kaçamak bakışlar atarak konuştu. “kıçıma bir tekme daha yersem diye korkuyorum” Dediğinde bende dudaklarımı birbirine bastırıp gülmeye başladım. “kimmiş o kıçına tekme atan” dedi aslı o bile bu sözle eğlenmişti. Demirin bakışlarını üzerimde hissettim ama oralı olmadım elimi batuya uzattım. “eğer bir daha bana sarkıntılık etmezsen söz veriyorum kıçına tekmeyi yemezsin” dedim gülerek. “ben ayık olsaydım sana gösterirdim ama neyse” “hı hı” dedim oda elimi tuttu. Ve bir anlaşmaya varmıştık. “tamam bir daha yapmayacağım en azından sen istemediğin sürece” göz kırptı. Demir lafa daldı. “siz neyden bahsediyorsunuz” sorusu ikimize olsa bile gözleri bendeydi. Batuhan benden önce davrandı. “belki Beraya sarılmış hatta öpmeye kalkmış olabilirim çok sarhoştum ne yaptığımı bilmiyordum. Oda kıçıma tekmeyi bastı.” Elleri ön tarafını kapatırken yüzünü buruşturdu. “hala acısını hissedebiliyorum.” “benim neden haberim yok beray anlatmadın” dedi demir hayal kırıklığı ile baktı o sırada furkan, “bizim minik kuşun pençeleri varmış” dedi. Ben ise demire döndüm. “aklımdan çıkmış unutmuşum” dediğimde morali bozulmuştu. Ayrıca Batuhana ölümcül bakışlar atıyordu sevgilisi varken beni kıskanmaya hakkı olduğunu sanması çok komikti..
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE