Elimdeki belgelere göz gezdirirken her satırın, her rakamın zihnime bir bir kazındığını hissediyorum. O, karşıma geçip kendinden emin bir tavırla "Ben Dora Işık, bu şirketin hissedarlarından biriyim," dediği anda içimde fırtınalar kopmuştu. Nasıl olabilirdi bu? Bu şirkette her daim ciddiye almadığım, bana asıl amacını belli etmesi için sürekli zorladığım kadının aslında böylesine güçlü bir konumda olması… Bu gerçeği sindirmek bile başlı başına bir mücadeleydi benim için. Daha düne kadar Dora’yı sıradan bir çalışan olarak, hatta belli bir amacı olan sıradan bir kadın olarak görüyordum. Onu küçümsemiş, varlığını adeta göz ardı etmiştim. Hele de burada çalıştığını bilmeden onunla dışarıda tanışmışken ve onu ertesi gün çalışanım olarak gördüğümde böyle düşünmem tek mantıklı açıklamaydı. Kadı

