Odanın kapısını arkamdan çarparken içimdeki öfke sağanak gibi dışarı taşıyordu. Artık burada kalmak istemiyordum, istemiyordum! Ne kadar uğraşırsam uğraşayım, bu şirketin ne kadar parçası olmaya çalışırsam çalışayım, Demirkan her fırsatta bana bir önyargıyla yaklaşıyordu. Gecenin sessizliğinde koridorlarda yankılanan ayak seslerim, sanki içimde biriktirdiğim tüm hayal kırıklıklarının yankısıydı. Asansöre adım attığımda zihnimde Demirkan'ın söyledikleri çınlamaya devam ediyordu. Sanki ona yakınlaşmak için planlar yaptığımı sanmıştı, kendini öyle önemli ve erişilmez görüyordu ki! Ona nasıl açıklayabilirdim ki; bu pozisyon için verdiğim emeği, şirkete duyduğum bağlılığı, o gece onunla denk gelmemin sadece bir tesadüf olduğunu? O kadar kibirliydi ki benim çabalarımı ve başarılarımı sırf kend

