15.BÖLÜM

2022 Kelimeler
Kırgınlıkların kolay kolay unutulup unutulmayacağı kırgınlığın boyutuna göre değişiyordu. Benim de kırgınlığım unutulacak cinstendi. Bir anlık öfke ile yapılan şeyleri büyütüp kalbimi karartacak kin duyacak değildim. Karakter olarak zaten öyle biri değildim. Şirkette oturmuş Kerim’i bekliyordum. Mesaim biteli 15 dakika kadar olmuştu.Herkes çıkmıştı. Nöbetçi güvenlik Hasan Ağabeydi. Dalgın dalgın masaya yaslanmış telefonumla ilgilenirken kafamı kaldırdım. Kerim kapıya yaslanmış beni izliyordu. Verdiğim frikiği de izliyor olabilirdi. Gözleri aç bir kaplan edasıyla bakıyor üzerime atlamak için sabrediyor gibi duruyordu. Gülüp doğruldum ve ona doğru adımladım. Normalde şirkete müşteriler mesai saati içinde gelirdi. Bu saate güvenlikte Hasan Ağabey olmasa şirkete giremezdi Kerim. İyi ki girmişti. Karşısına geçtiğimde gözlerinin içi gülüyordu.Saçlarımı sevdi, bana hasretle baktı. “Özledim. Özür dilerim Asya seni kırdığım için. Dünden beridir öldüm yavrum be. Bir daha küsme bana.” Gerçekten üzgün görünüyordu. “Biliyorum Kerim baş başa konuşalım mı bunu. Çok açım ben yemek yiyebiliriz.” Şirkette durmak istemiyordum. Oda onayladı ve elimi tutup beni şirketten çıkardı. Araca bindiğimizde kemerimi takıp ona döndüm. Canım fast-food istiyordu o yüzden de bir mekandan hamburger alıp gelmişti Kerim. Arabayı da her zaman ki tepeye çekmişti. Şimdi önümüzde Ankara manzarası ile hamburger yiyorduk. Sakindik ikimizde. Susmuş yemeğimizi yemiştik. Yemeklerimiz bittiğinde konuşma sırası gelmişti ilk konuşan Kerim oldu. Bugün fazlasıyla yorgun görünüyordu. Düz siyah jean ve lacivert bir tişört giymişti. Saçları dağınık bir şekilde alnına düşüyordu. Gözlerinin altı mordu. Uykusuzluktan olduğu çok belliydi. Dün gece kapıda bırakmış oluşum sanırım onu düşündürmüştü biraz. O güzel sesini bile özlemiştim 24 saat içinde. “Sevgilim, dün akşam için özür dilerim. Sen öyle mühendis, doktor filan diyince benim şalterler attı. İşte de yoğunduk gerildim sende onları diyince kalbini kırdım.” “Kerim neden aramadın peki. Açım diyip çekip gittin. Annemlerin önünde yapman çok kırıcıydı.” Uzatmamam gerekiyordu evet ama kalbim kırılmıştı. Bunları bilmesi gerekiyordu. Bu tarz olaylar birikip birikip önümüze başka büyük olaylar olarak gelebilirdi. “Biliyorum güzelim. Annemde dedi dün çeyiz için bir şeyler bakmışsınız. Asya yavrum mesajda yazmak yerine size geldim ama sen yüzüme bakmadın. Pişman oldum çoktan ama inadın çoktan başlamıştı.” Haklıydı inat etmiştim. Ama kırıldığım için yapmıştım. Elleri kolları rahat durmayan sevgilim çoktan kıskacı altına almıştı beni. Araca yaslanmış yine bacaklarının arasına çekmişti. Üzerimdeki ceketi arabaya bırakmıştım zaten. Elleri saçlarımda geziniyor beni seviyordu. Arada burnunu boynuma yaslıyor önce derince bir nefes çekiyordu sonra da ayaklarımı yerden kesecek derecede etkili bir öpücük konduruyordu. Mest olmuştum. Ne derse evet diyecek kıvama gelmiştim. “Üzüldüm ama bana çocuk dedin. Ben yemek hazırlardım. Gittin evde yedin.” Sesim sonlara doğru içime kaçmıştı. Kerim’de takıldığım noktaya kahkaha atmış beni daha çok sarmıştı. Boynuna gelen kafam ile bende öptüm onu. Öpüşüm ile yüzüme baktı. “Asya, kollarımdasın beni öpüyorsun. Beni gece odaya almadığında nevrim döndü. Oradan sana sarılmadan çıktım. Bu ne demek biliyor musun ?” Biliyorum bebeğim. İnat ettim almadım.Bu gece yapmam merak etme. Gerçi gelir miydi oda muallaktı. “Biliyorum Kerim. Beni bir daha üzmemeni diliyorum. Arıca o mühendis doktor lafına neden takıldın ki. Olmadığını biliyorsun olsa bile kalbim seninle biliyorsun.” Gerilmişti yine. “Olamaz da Asya delirtme bak yine. Kim istiyormuş lan sikerim o adamı. “ Ortada olmayan bir şey için kavga etmemeliydik. “Kerim yok öyle bir şey. Soruma cevap ver.” Bunu söyledikten sonra belki sakinler umuduyla öpmüştüm. Sakinleşmişte, işe yaramıştı. “Yavrum ben biliyorsun bıraktım okulu. Sen belki istemezsin lise mezunu diye düşündüm. Kıskandım. Sana yetememekten korktum.” Neler diyordu böyle. Duyduklarıma inanamıyordum. Yıllardır arkadaşımdı Kerim. Bir kez olsun bunu yüzüne vurmamıştım ki bu yüze vurulacak bir şey değildi ki. Ne demekti canım aramızda ki eğitim farkının sorun olması. Böyle bir şeyi nasıl düşünürdü Kerim. “Ne saçmalıyorsun sen Kerim. Okuma yazma bile bilmesen umurumda olmaz. Ben buna takılacak insan mıyım ? Beni böyle mi tanıyorsun sen ? İnsan ekmeğini taştan da çıkarsa helal ise asıl olan değil midir ?” İnanamıyordum gerçekten bu düşüncelerine. Normal de Kerim böyle sığ düşüncelere sahip biri değildi. “Güzelim o an öyle düşünemedim. Başkalarının seni istiyor olması beni delirtti. Biliyorsun takılmam öyle şeylere. Ne senin okulun ne benim okulum umurumda değil. Asıl olan sana karşı olan sevgim.” Bunları söylerken bir yandan da dudaklarımla oynuyor gözlerini gözlerimden ayırmıyordu. Söylediklerine güveniyordum. “Biliyorum bebeğim. Bu kıskançlığını kontrol altına alman gerekiyor. İlişkimize zarar veriyor.” Bu tarz kırgınlıklar olumsuz etkiliyordu. Kerim’de farkındaydı ama engel olmakta zorlanıyordu.Bir şekilde aşmamız gerekiyordu bu durumu. “Farkındayım Asya, deneyeceğim güzelim. Şimdi gelelim bakalım bugüne. Önce bu kıyafet ne Asya ne ? Giyinmeseydin güzelim.” Düzelir miydi ? Hiç sanmıyordum. Bir insan yedisinde neyse yetmişinde de oydu bence. Halleri hareketleri de zaten bunu kanıtlar nitelikteydi. “Bu konuda kimseye hesap vermeyeceğimi iyi biliyorsun sevgilim. Güzel olmak istedim giyindim. Belki eteğim evet kısaydı ama yine de beğendim ben.” Beğenmiştim yalan değildi. Güzel olmak her kadını mutlu ettiği gibi beni de ediyordu. “Karışmıyorum Asya. Eteğinin kendinde farkındasın bir daha giyme o tarz bir etek. Üstten ayrı açmışsın alttan ayrı. Yükseltme beni Asya bazı mahremiyet alanları vardır değil mi? Bunu unutmamanı istiyorum.” Haklıydı Kerim. Uzatmadım zaten bu yüzden onayladım ve başka bir konu konuşmaya başladık. Eve geç kalmamak için çok durmadık ve eve doğru yola çıktık. Kerim ilk zamanlar babamın gözüne batmak istemiyormuş. Ağabeyimin bugün ki halleri de delirtmiş onu. Tüm gün dükkan da elamanlara kök söktürmüş. Gülüyordum haline. Sinirlenince gözü görmüyordu hiçbir şeyi. Yol boyunca 90’lar pop dinleyip eve kadar neşemi kaybetmedim. Oda bu hallerimi her zaman ki gibi gülerek izledi. Kah gülerek kah konuşarak yolculuğumuzu tamamladık. Hava kararmıştı.Anneme tepeye gitmeden önce mesaj atmış yemeğe beklememesi gerektiğini söylemiştim. Tamam demiş başka da bir şey yazmamıştı. Ağabeyimin arabası kapıdaydı. Oda evdeydi. Arabadan indik ve eve doğu adımladık. Kapıyı yengem açmıştı. Uzun zamandır görmediğim için sarılmış özlem gidermiştim. Evlendiklerinde bize çok uzak olmayacaklardı ama yine de aynı ev değildi bu üzücü bir durumdu. Kerim’le beni tebrik etmişti yengem gülümsedim eve salona doğru geçtik. Gördüğüm yüzlerle gerildim. Yengem ailesi ile gelmişti. Henüz daha Kerim’le bizi bilmiyorlardı. Öğrenirlerdi ama bana yiyecekmiş gibi bakan Mert sorunu bu akşam yeni düzelttiğimiz aramızı bozmazdı umarım. Kerim arkamdan homurdanmaya başlamıştı. Herkese hoş geldiniz diyip annemin yanına oturdum. Kerim’de ağabeyim ile Mert’in ortasında ki boşluğa oturmuştu. Gergin omuzları her an kavgaya hazır yumrukları ve sürekli Mert’e kayan bakışları hiç hayra alamet değildi. Sorun yaşamak istemiyor bu yüzden de asla onlara bakmıyordum. Zaten bir süre sonra da annemin hazırladığı atıştırmalıkları tabaklamaya mutfağa gittim. Hemen arkamdan Kerim’de gelmişti. Burnundan soluyor öfkesini buram buram hissettiriyordu. “Asya elimden bir kaza çıkacak. O it sana bakıp durmasın. Biliyorum ben onun niyeti babanlara ve Ali’ye saygımdan susuyorum. Girme kızım içeri sen.” Dibime girmiş parmağını gözüme sokar gibi kaldırmış öfkesini kusuyordu. Parmağını tuttum ve indirdim. “Suçum ne bir bilsem. Bu öfkenin muhatabı ben değilim. Kavgaya gerek olduğunu düşünmüyorum.” Her seferinde birilerinin öfkesine maruz kalmaktan bıkmıştım. Annem, yeri geldiğinde babam, ağabeyim, Kerim öfkelendiklerinde önce bana geliyorlardı. Neydim ben sabır taşı mı ? Çatlardım ama bir gün o zaman görürlerdi. “Şşş tamam sinirimi senden çıkarmak değil amacım. Beni anlayacağını umuyorum bitanem. Empati yapman yeterli olacaktır. Uzak dur Asya yoksa büyükler var, Ali’nin kayınbabası kaynanası demeyeceğim o sana bakan adamı gömeceğim.” Haklıydı Kerim. Aynı durumda olsaydık Kerim’e bakan kadını yolardım çoktan. Dudaklarına minik bir öpücük kondurdum. Mutfakta oluşumuzu ve her an annemin girebilecek olmasını umursamadım. Fırsat bulan Kerim uzun ve derin bir öpücük kondurdu dudaklarıma. Biz mutfakta oynaşırken yengem içeri girdi. Bu halimize gülüp tabaklara yardım etti.Kerim’de çoktan içeri geçmişti. Tabakları içeri taşıdığımda sehpaları misafirlerin önüne koyuyordu. Gülfidan Teyze onu ev işi yapması konusunda hep uyarırdı. Tabakları yerleştirip çayları servis etmiştik. Üzerimdekileri değiştirme fırsatı bulamamıştım. Bu sebeple ağabeyim de yardımcı olmuş tabakları Mert’in önüne koymuştu. Ağabeyimden bile büyük olan Mert’e neden ağabey demediğimi bende bilmiyordum. Ona en baştan beri gıcık olmuş ve ağabey gözüyle bakmamıştım. Daha sonra da alışmış bu yüzden dememiştim. Bu duruma Kerim fazlasıyla sinirleniyordu. Ona göre demem gerekiyordu. Çayları içerken düğün hakkında konuşuyorlardı. Öyle boş boş dinliyordum.Bana sorulan soruyla kendime geldim. Soru Mert’ten gelmişti. “Düğünde ne giyeceğini seçmiş miydin Asya. Baksana çok az kaldı. Gerçi sen ne giysen eminim çok yakışır.” He Mert çok yakışır. Biraz daha devam edersen bu tavrına eminim Kerim’de sana çok yakışacak şeyler giydirecek. Ki öyle de oldu Kerim ne dediyse Mert öfkeyle ona döndü ve sustu. Ama gözlerini bana dikmekten geri durmadı. Ayıp olmasın diye cevap verdim. “Almadım Mert Ağabey. Bakarım bu hafta sonu.” Ağabey dememe bozulmuştu. Umurumda değildi isterse bozulabilirdi. Kavga çıksın istemiyordum. Kerim’de hoşnuttu ağabey dememden. Ne yazık ki Mert ağabey fena kaşınıyordu. “ Asyacığım Kerim Ağabeyinin çayı bitmiş sanırım. Bana da ıslak kek getirebilir misin?” Bize dönen bakışlara baktığımda babam bozulmuştu. Annem ir şeyler demeye yeltenmişti ama Kerim susturdu onu. Biliyordum geliyordu gelmekte olan. “Ben Asya’nın ağabeyi değilim Mert yanında oturan adam ona yeteri kadar ağabeylik yapıyor. Sevdiğim ve sevgilim olan kıza karşı olan tavrını sürdürmeye devam edersen büyükler var demem bilmiş ol. Ha bu arada az ye uşak tut bir daha Asya’da bir şey istediğini görmeyeyim.” Bunları söylerken de Mert’in bacağına sertçe vurmuştu. Herkes sus pus olmuştu.Şaşkındım. Bekliyordum bunu ama bu kadar sert olmasını beklemiyordum. Sonda söylediği cümle de kalbimi fethetmişti. Babama baktığımda gerilmişti misafirlere ayıp olduğunu düşünüyor olmalıydı. Annem mahcup bir şekilde yengemin annesi Ayşe Teyzeye bir şeyler anlatıyordu. Ağabeyim açık açık gülüyordu. Yengemde ortamın gerginliğinden nasibini almıştı baya huzursuz görünüyordu. Bu hallerine üzülecektim ama Mert cidden hak ediyordu. “Hayırlı olsun Kerim oğlum. Yıllardır arkadaşız diyordunuz sevgili mi oldunuz şimdi de ?”. Sefa Amca be edilecek laf mıydı bunlar. Oğluna mı özenmiştin. Ne gerek vardı şu cümlelere anlamıyordum. Büyük olarak daha yapıcı olmasını beklerdim. “Kızım istediği ile olur Sefa Bey. Gençler birbirini sevmiş bize yorum yapmak düşmüyor.” Kraldı babam. Kerim bile rahatlamış görünüyordu. Ağabeyim babama gururla bakıyordu bende aşkla. “Öyle tabiî ki Ahmet. Neyse kapatalım konuyu. “ Bence de kapatalım bence de. “ Ayşe düğünden önce yemek vereceğiz biz. Şehir dışından gelecek olan misafirlerimiz var. Ben de yemek hazırlayacağım bakalım.” Annemin konuyu değiştirme çabası mükemmeldi. Gelecek misafirlerin başımızın üstünde yerleri vardı. Evimiz genişti ve misafir ağırlayacak yerimiz vardı. Ben de düğünden önce 1 haftalık izin alacaktım. Öncesinde ve sonrasında annemlere yarım ederdim. Bundan sonra öyle havadan sudan konuşuldu.Erkekler bambaşka konular konuşurken kadınlar olarak tek konumuz düğündü. Heyecanını hissedebildiğim yengemde fazlasıyla mutlu görünüyordu.Kıyafet konusunda benimle gezebileceğini söylemişti. Gelinliğini de göstermiş olurmuş hem. Kabul etmiştim bende. Bu cumartesi gitmek için plan yapmıştık. Pazar Hande Ablanın düğünü vardı ondan önce de ağabeyimin kıyafet işini halletmiş olurdum. Ankara’nın ünlü bir alışveriş merkezine gidecektik. Yengemde gelinliğini oradan alıyordu zaten. Hazır gitmişken de düğün hediyelerini de alırdım. Çaylar içilmiş atıştırmalıklar yenilmişti. Misafirlerimiz kalkmaya hazırlanmışlar biraz sonra da kalkmışlardı. Ağabeyim onlarla çıkmıştı. Arabaları serviste olduğu için ağabeyim alıp götürmüş.Babam onlar gittikten sonra Kerim’i kenara çekmiş bir şeyler demişti. Ne olduğunu deli gibi merak ediyordum. Konuşmaları bittiğinde mutfağa gelmesini mesaj olarak yazmıştım. Çok zaman geçmeden de geldi. “Birileri beni mi bekliyormuş.” Boynuma yaklaşmış derince öpmüştü. Öptükten sonra da kokumu hapsetmek ister gibi derince bir nefes almıştı. Bulaşığı bırakıp ona döndüm. Merakımı gidermesi gerekiyordu. “Babamla ne konuştunuz sevgilim.” “Öyle havadan sudan yavrum ne oldu.” Cin olmadan adam çarpıyordu bu çocuk. “Kerim, dökül.” Bunu ciddiyetle söylemem dilini çözmüştü. “Yavrum, seni anlıyorum kanın deli akıyor kıskanıyorsun ama evimdeki misafirleri bir daha germe Kerim dedi baban. Haklı olduğu için sustum oda beni haklı bulduğu için uzatmadı. Sanırım sorun çıkar Ali zor durumda kalır diye gerilmiş.” Neyse ki babam kırmamıştı Kerim’i. Eğer bu gece kötü bitseydi çok üzülürdüm. Sevgili olduğumuzdan beridir huzurla geçen günümüz olmamış olacaktı ve bu üzücüydü. Her şeyi hızlı yaşayan biz kavgaları da hızlı yaşamıştık. “Babam seni tanıyor biliyor. Neyse ki sorun yaşanmadı. Sakin kalıp uzatmadığın için teşekkür ederim bebeğim.” Kalçamı tezgaha yaslamış dibimdeki Kerim’e cilveli cilveli konuşuyordum. “Sırf dünür oldukları için sustum Asya. Mert iti sana daha fazla yaklaşmasın bak beni germeyin. Bir dahakine sakin kalmam yavrum.” Onayladım ve uzatmadım bende. Makineye bulaşıkları yerleştirip kalanları yıkadım ve işim bittiğinde Kerim’i geçirdim. Oda yorgundu dinlenmesi gerekiyordu. Tüm işlerimi bitirip odama çıktığımda saat 10’u geçiyordu. Fazlasıyla yorulmuştum. Annemler bile çoktan yatıp uyumuşlardı. Bende uyumak istiyordum ama duş almam gerekiyordu. Oyalanmadım ve duşa girdim çıktığımda rastgele bir pijama giydim ve yatağıma girdim. Bu gece Kerim gelir miydi diye düşünmeden de edemedim. Dün almamıştım içeri tekrar denemek istemeyebilirdi.Merakla bekliyordum.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE