Telefon kulağımda karşı yoldaki kalabalığa bakıyordum. Vurmuştu. Yıllardır bana annelik yapan kadını tereddüt etmeden öldürmüştü. Herkesi hayatımdan yavaş yavaş siliyordu. Birinin 'Ambulansı arayın' çığlığıyla kendime gelebilmiştim. Telefonu kulağımdan çekip gücümü toparlayarak karşı yola koştum. Kalabalığın arasına dalıp insanları iteklemeye başladım ve karşımda kanlar içinde yatan yengemi gördüm. Hızla yere eğilip yüzünü avuçlarımın içine aldım. "Yengem."dedim uyanmasını istercesine. Yeşil gözleri hiç açılmayacakmış gibi kapalıydı. Gözlerim yavaşça vücuduna kaydı. Bembeyaz gömleği kırmızıya bürünmüştü. Sol göğüsünün altında kan daha yoğundu. Montumdan kurtulup hızla tişörtü çıkarttım ve yarasının üstüne bastırdım. Bileklerimin acısını önemsemeden sımsıkı bastırıyordum. "Ölmeyeceksin,

