"Babam beni de korumak istedi." dedim her ne kadar buna inanmasam da. "Bora'nın babasından. Bana zarar verebileceğini düşündü. Eğer iki yükselişte olan bir şirket birleşirse fazlaca göz önünde olacağımız içi buna cesaret edemeyeceklerini düşündü. Seni üzmek istemedim yemin ederim." Gözlerimin içine bakmıyordu. Koltuğa oturdu, bir süre sadece yeri izledi. "Git." dedi sadece. "Alaz lütfen." diyerek yalvardım yeniden. Kafasını yerden kaldırmadan "Çok güzel bir doğum günü hediyesiydi." dedi kısık sesiyle. Ona aldığım müzik kutusu masadaydı, bilerek koluyla onu yere ittirdiğinde parçalanma sesini duydum. Gözlerimi sıkıca kapadım, boğazımda kocaman bir yumru vardı. "Özür dilerim." dedim sadece. Başka ne diyebilirdim ki? Bilmiyordum... "Özür dilerim. Hepinizden özür dilerim." dedim teker teker

