"Yorgunum amca. Ne yapacağımı, nasıl yaklaşacağımı hiç bilmiyorum. İçim gidiyor başımı kaldırıp yüzüne bakmak için. Bir tebessümünü görsem kalbim benden bağımsız durma noktasına geliyor. O tebessümü, güveni kaybedeceğim için çok korkuyorum. Yıllar sonra zor da olsa güvenmiş, ben ona duygularımı açarsam beni de onunla aynı kefeye koymaz mı?" Aylardır aklında dönüp dolaşan kelimeleri nihayet sesli dile getiriyor, yorgunluğunu anlatıyordu onu en iyi anlayan adama. "Peki sen kendini onunla aynı kefeye mi koyuyorsun?" "Asla!" Hiç düşünmeden net çıkan sesine engel olamamıştı. Hayatında ilk defa amcasına sesini yükseltiyordu. "Ben hiç kimseyi bedeni için istemem. Onun yaralı ruhunu gördüm ben. Aylardır uzak durma nedenim de, ruhunun toparlaması için zaman tanımak. Onunla kısa bir anı paylaşabi

