"Eskiden kapalı bir kutuydum. Yakınıma kimseyi bırakmaz, kimseyle pek iletişim kurmazdım. Nedenini de pek bilmiyorum, ama sanırım güven eksikliği yaşıyordum. İlk defa Demir amcaya tam anlamı ile güvenip, bir gece yarısı tüm acılarımı anlattım. Nasıl oldu ben de pek anlamadım aslında. Bir patlama noktası oldu işte. Şu anda hiç pişman değilim. İyi ki de anlatmışım diyorum." Önümde duran çayımdan bir yudum aldım. Oturduğumuz çay bahçesinde karşılıklı susuyorduk, suskunluğu bozan ben oldum. "Bize nasıl güvendin peki?" Yüzümde oluşan tebessüme engel olamadım. Bazı soruların cevabı gülümsemede saklıdır. "Onu da bilmiyorum ben. Şefika teyze hiç bilmediğim bir cümle kurdu. Nasıl beni etkilediyse artık, bir baktım gönül penceremde bir kaç tuğla çökmüş ve ben farkında bile olmadan güvenmişim." "

