Kendini martılarla bir tutma Senin kanatların yok Düşersin yorulursun Beni koyup gitme ne olursun.. (a.ilhan) Genç kız adamın kollarında boş bakan gözlerle kabuğundan yeni çıkmış bir yavru kuş gibi çırpınıyordu. En soğuk kış gününde bile solmayan bir çam ağacı misali yemyeşil gözlerinin feri gitmiş derin kuyularda mahsur kalmış bir zümrüt gibi çok uzaklara gitmişti. Kan kokusu adamın burnunu sızlatıyordu. Esmanın bedeninden firar eden taze kan ılık ılık ellerine akıyordu bıçak gibi değdiği yeri kesercesine. Kulaklarını keskin ve ölümcül kara bir uğultu kaplamıştı. Zaman donmuş ve yeryüzünde sadece ikisi kalmıştı sanki. Etraflarında oluşan kalabalık ve telaşeden bihaberdi ikisi de. " Ödeştik." Demişti geç kız adama. Son sözleri bu olmuştu. Bu nasıl ödeşmekse.. Ben senin için bin kere ö

