Kendi Kanım...

2660 Kelimeler

Dilay Mutfağın kapısını arkamızdan kapatır kapatmaz, Eren’in kolunu sanki elime ateş değmiş gibi hızla bıraktım. İçimdeki öfke o kadar büyüktü ki, mutfağın o loş ışığı bile gözüme batıyordu. Tezgaha doğru bir adım attım, derin bir nefes alıp omuzlarımı dikleştirdim ve ona doğru döndüm. Eren mutfak kapısına yaslanmış, ellerini cebine sokmuş bir şekilde duruyordu. Üstü başı en az Çetin abim kadar çamur içindeydi. Ama beni asıl çileden çıkaran şey o çamur değil, yüzündeki o her şeyi kabullenmiş, sessiz ve boyun eğen ifadeydi. “Sen ne hakla bana yalan söylersin ve beni de kullanırsın?” diye tısladım, sesimi salondakilerin duymaması için kısık tutmaya çalışarak. “Ne hakla gözümün içine baka baka ‘odunluğa gidiyoruz, jeneratöre bakacağız’ diye masal anlatırsın Eren? Zümra orada o haldeyken, b

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE